dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
   
 



 

 
     
KALP VE DAMAR CERRAHİSİ MERKEZİ  

Tıbbi Bölümler Tanı Bölümleri Özel Bölümler
Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Merkezi Bölümleri

 

1. Kalp ve Damar Hastalıkları Risk Faktörleri
Kalp ve Damar Hastalıklarının risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
* Yaş
- 45 yaş üstü erkek
- 55 yaş üstü bayan
* Erkek cinsiyet
* Sigara Tüketimi
* Diyabet
* Hipertansiyon
* Obezite
* Kolesterol yüksekliği
* Genetik
* Alkol
* Stres ve yoğun iş ortamı
* Aktivite azlığı
Koroner kalp hastalığına yakalanma riskini bayan hormonları menopoz dönemine kadar azaltmaktadır. Menopoz sonrasında ise bu faktör ortadan kalkmaktadır.
Diğer bir risk faktörü ise; kişilerin baba veya erkek kardeşlerinde 55 yaşından önce;anne veya kız kardeşlerinde 65 yaşından önce kalp krizi geçirmiş olmasıdır.

2.Kalp ve Damar Hastalıkları Belirtileri
* Göğüste Ağrı

Kalp ve Damar hastalıklarının en önemli belirtisi “angina” olarak adlandırılan göğüs ağrısıdır.Koroner damarlarda meydana gelen daralma sonucunda oluşan “angina”;genellikle göğüs kafesinin ön kısmında sıkışma ve baskı şeklinde ortaya çıkar. Ağrı sol kolun iç kısmı,omuz,kol,boyun ve çeneye doğru yayılan bir ağrıdır. Ağrı genellikle egzersiz sırasında oluşur ve yaklaşık 3-4 dakika içerisinde geçer. Fakat aynı hareket halinde olmadan (yemek yeme yada uykuda) oluşan ağrı kalp krizi belirtisi olabilmektedir.

* Çarpıntı
Kalbin normal ritminden daha sert/hızlı veya yavaş atmasıdır. Sağlıklı bir insan istirahat halindeyken ortalama kalp atış hızı dakikada 60-100/dk arasında değişir. Ancak kalp atışının dakikada 100’ün üzerine çıkması veya dakikada yaklaşık 30-40/dk ’nın altına düşmesi kalp ve damar hastalıklarıyla ilgili olarak en belirgin semptomlardır.

* Nefes Darlığı
Kalp hastalıklarının başlıca nedenlerinden bir olan nefes darlığı, kişinin normal olmayan ve rahatsız edici şekilde nefes alıp vermesi halidir. Nefes darlığı yürüme,koşma ve merdiven çıkma sırasında ortaya çıkabileceği gibi istirahat halindeyken de oluşabilmektedir. İstirahat halindeyken ortaya çıkan nefes darlığı ciddi kalp rahatsızlıklarının belirtisidir.

* Ayaklarda Şişme
Kalp ve Damar hastalıklarının yanı sıra karaciğerde ve böbreklerde meydana gelen rahatsızlıkların belirtisi olan ayak şişmesi; alt bacağın ön kısmında ve ayak bileklerinde görülmektedir. Belirtilen bölgelerdeki şişlikler su birikmesinden dolayı meydana gelmektedir.

* Bayılma
Senkop olarak adlandırılan bayılma; bilinçte kayıp ve birden yere yığılma şeklinde görülmektedir. Kişi genelde ayakta iken bilinç kaybıyla birlikte yere yığılır ve baygınlık çok uzun sürmemekle birlikte kişi kısa bir süre sonra kendisine gelmektedir. Ancak bayılma kalp ve damar hastalığı belirtileri dışında farklı bir çok hastalığın sebebi olabilmektedir.

3. Kalp/Damar Hastalıkları ve Operasyonları
Yapılan tetkikler sonucunda tespit edilen kalp sorunlarında balon anjiyoplasti, stent gibi girişimsel işlemlerin yeterli kalmadığı durumlarda yada doğumsal kalp anomalilerinde kalp ameliyatlarına ihtiyaç duyulmaktadır.

A. HİPERTANSİYON
Hipertansiyon Nedir?

Basınç kan dolaşımının sağlanması için gereklidir. Ancak kan basıncının normalden yüksek olması durumunda hipertansiyon oluşur. Kan basıncı ölçülürken büyük ve küçük tansiyon baz alınır. Büyük tansiyon kalbin kasılması, küçük tansiyon ise kalbin gevşemesi anında ölçülen kan basıncıdır. Hipertansiyon tanısı için büyük ve küçük tansiyondan birisinin normalden yüksek olması yeterlidir. İdeal olan tansiyon 120/80mmHg ve altıdır. 140/90mmHg ve üzeri ise hipertansiyon olarak kabul edilir.
Yaygın olarak görülen hipertansiyon sakatlıklara, kalp ve damar hastalıklarına, böbrek hastalıkların hatta ölümlere neden olan ciddi bir rahatsızlıktır.

Hipertansiyonun Belirtileri?
Genellikle çok belirgin şikayet ortaya çıkmamasına rağmen belli başlı belirtileri ise şöyle sıralanabilir:
. Çarpıntı
. Sık sık idrara çıkma
. Nefes darlığı
. Baş dönmesi
. Ensede ağrı
. Baş ağrısı
. Çabuk yorulma
. Gece terlemesi..v.b

Hipertansiyonda Risk Faktörleri?
. Ailede hipertansiyonlu kişilerin bulunması,
. 35-50 yaş arası,
. 50 yaş üstü bayanlar ile 50 yaşından küçük erkekler,
. Şeker hastalığı
. Şişmanlık
. Fazla tuz ve alkol tüketimi
. Stres
. Sigara
. Hareketsizlik

Hipertansiyon Tedavisi?
Hipertansiyon tedavisi için öncelikle konu ile ilgili olarak bir uzmana başvurulmalıdır. Sonrasında değiştirilebilir risk faktörleri için gerekli adımlar atılmalıdır. Hipertansiyon tedavisinde değiştirilebilir risk faktörleri için:
. Tuzlu yemekten kaçınılmalı
. Fazla kilolar verilmeli,
. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye dikkat edilmeli,
. Sigara ve alkol tüketimi azaltılmalı,
. Düzenli olarak egzersiz yapılmalı,
. Bol yürüyüş yapılmalıdır.
Alınan tüm bu önlemler haricinde tansiyon yüksekliği devam ediyor ise doktor kontrolünde düzenlenecek ilaç ve düzenli kontroller ile kan basıncı düzeyi ayarlanmaktadır.

B. DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARI
Doğumsal Kalp Hastalığı Nedir?

Doğumsal kalp hastalığı, bebek doğmadan önce anne karnında oluşan doğumsal bir rahatsızlıktır. Bu problem, gebeliğin ilk 8 haftasında ortaya çıkar. Kalp odaları arasındaki küçük deliklerden, kalbin odalarının yada büyük damarların hiç gelişmemiş olması gibi birçok şekilde görülebilen doğumsal kalp hastalığı vardır. Çok çeşitli doğumsal kalp hastalıklarından bazıları tedaviye gereksinim olmadan normal yaşama izin verebilirken, bazıları doğumdan hemen sonra operasyon gerektirmektedir.

Doğumsal Kalp Hastalığının Nedenleri?
Doğumsal kalp hastalıklarının nedenleri tam olarak bilinememekle birlikte bir takım faktörler hastalığın görülme riskini büyük ölçüde arttırmaktadır. Bu sebepler şöyle sıralanabilir:
a. Annenin sigara kullanması
b. Kardeşte doğumsal kalp hastalığı bulunması
c. Annede doğumsal kalp hastalığı bulunması
d. Annenin diyabetli olması
e. Gebeliğin ilk 8 haftasında bebeğin alkole,röntgen ışınlarına ve infeksiyonlara maruz kalması doğumsal kalp hastalığını riskini arttıran faktörler arasında yer almaktadır.

Doğumsal Kalp Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Kişiden kişiye ve hastalığın çeşidine bağlı olarak belirtiler farklılık göstermektedir. Belirtiler genellikle;
- Bayılma
- Yorgunluk
- Solunum yolu enfeksiyonu
- Morarma
- Gelişme geriliği
- Nefes darlığı olarak sıralanabilir.

Doğumsal Kalp Hastalıklarında Tanı
Doğumsal kalp hastalıkları tanıları için ekokardiyografi, MR ve tomografi görüntüleme yöntemleri ile kalp odacıkları,damarları ve fonksiyonları izlenip tanı konulabilmektedir. Bu yöntemlerin dışında doktorun gerekli gördüğü; kasıktan girilen katater aracılığı ile, kalp odacıkları görüntülenmesi yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem kalp rahatsızlıkları tedavisinde de kullanılmaktadır. Bazı kalp delikleri kendiliğinden kapanabildiği gibi çoğu doğumsal rahatsızlıklar için ameliyat gerekli olmaktadır.

En Sık Karşılaşılan Doğumsal Kalp Hastalıkları(Anomalileri) ve Operasyonları:
1. Artrial Septal Defekt(ASD)

Doğuştan kalbin delik olması olarak bilinen ASD,kalp kulaçıklarının arasında bulunan duvarda açıklık olarak tanımlanabilir. ASD’e cilt üzerinden girilerek şemsiye olarak adlandırılan bazı cihazlar aracılığı ile kapatılabilmektedir. Doktorlar bu yöntemin yeterli kalmadığı durumlarda ise deliğe yama yada dkilme yöntemleri ile müdahele etmektedirler.

2. Ventriküler Septal Defekt(VSD)
VSD, kalbin iki karıncığı arasında bulunan duvarda delik olmasıdır. Böylece sol taraftaki temiz kanın bir kısmı sağ tarafa geçerek akciğer atardamarında baskıya sebep olmaktadır. Deliğin büyüklüğüne göre tedavisi değişmektedir. Küçük delikler kendiliğinden kapanabilmektedir anca büyük delikler için doktorun öngördüğü şekilde göğüs kısmından yapılacak olan operasyon ile açıklık bir yama ile kapatılarak, kan kaçağı engellenir.

3. Fallot Tetralojisi
Fallot Tetralojisi birkaç doğumsal kalp hastalığının(anomalisinin) bir arada bulunmasından oluşur. Bu hastalıkta vücut için gerekli olan miktarda temiz kan gitmez ve sağ ventriküldeki kirli kanın bir kısmı aortaya atılır ve vücuda dağılarak morarmaya neden olur. Morarma bebeklerde ayaklarda,ellerde ve dudaklarda aylar içinde oluşmaya başlar. İlerleryen aylarda nefes darlığı,beslenme bozukluğu,büyüme geriliği gibi komplikasyonlar oluşmaktadır. Fallot Tetralojisi kendiliğinden düzelmez. 1 yaş ve sonrasında doktorun uygun gördüğü zamanda cerrahi bir müdahele ile açıklık kapatılmaktadır.

C. KALP YETMEZLİĞİ
Kalp Yetmezliği Nedir?

Kalp yetmezliği, kalp kasının hastalık veya yaralanma nedeni ile hasar gördüğü ve vücudun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeterli kan ve oksijen pompalayamadığı ilerleyici durumdur.

Kalp Yetersizliği Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?
Kalp yetmezliğinin nedenleri yaşa ve aile öyküsüne bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bununla birlikte kalp yetmezliğinin nedenlerinin ortak özelliği ise kalp kasına bir şekilde hasar vermeleri ve kalp kasının kanı ve oksijeni olması gerektiği kadar iyi şekilde pompalayamamasıdır. Aşağıdaki risk faktörleri genel olarak yol göstericidir.
Koroner arter hastalığı ve kalp krizi,
Hipertansiyon,
Kapak Hastalığı,
Büyümüş Kalp,
Şeker Hastalığı,
Alkol bağımlılığı.

Kalp Yetersizliğinin Belirtileri Nelerdir?
Kalp yetersizliğinin belirtileri en çok efor sarfettiğiniz anlarda belirgindir. Merdiven çıkmak, yokuş yukarı yürümek, egzersiz yapmak ve hatta bir odadan diğerine yürümek bile birçok kalp yetersizliği hastasında meşgul oldukları aktiviteleri bırakmalarını gerektirecek düzeyde belirtilere neden olabilir.

. Nefes alırken zorlanma,
. Bitkinlik
. Sıvı Tutulumu
. Kalp çarpıntısı
. Konsantrasyon güçlüğü
. Baş dönmesi
. Baygınlık nöbetleri
. Şişkinik ve hazım zorluğu kalp yetmezliğinin başlıca nedenlerindendir.

Kalp Yetersizliği Tedavisinde Yaşam Tarzında Değişiklikler
Kalp yetersizliğinin altında yatan nedenlere bağlı olmakla birlikte yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ile; kalp yetersizliğinin erken evrelerinde orta düzeyde iyileşmeler sağlayabilir. Yapılacak olan değişiklik şöyle sıralanabilir:
. Alkol ve sigara kullanımının bırakılması,
. Egzersiz yapılması,
. Kilo verilmesi
. Tuz kullanımının kısıtlanması

D. BY- PASS
1.BY-PASS AMELİYATI NEDİR?

Bir atardamarın belli bir bölgesinde oluşan tıkanma yada daralma sonucunda ,beslediği bölgeye yeterli kanı taşıyamaması durumunda uygulanan cerrahi bir yönteme “Koroner By-pass” denir. Bu opersyonda atardamarın tıkalı olan bölgesinin ilerisine vücudun başka bir bölgesinden alınan damarlar aracılığıyla köprü kurulur ve atardamarın beslediği bölgeye yeterli miktarda kan ulaştırılır.

2. BY-PASS AMELİYATINA HAZIRLIK
1. Sigara içen kişiler ameliyattan en az 2 hafta önce sigarayı bırakmak iyileşme açısından yararlı olacaktır.
2. Vücuttaki sıvı birikimi kalp sağlığı açısından tehlikeli olduğu için, ameliyat öncesi ve sonrası kilo takibi yapılmalıdır.
3. Ameliyat öncesi fazla kilolar mutlaka verilmelidir.
4. Enfeksiyon riskine karşın bacak,göğüs ve kasık bölgesi tıraş edilmelidir.
5. Ameliyata alınacak hastalar en geç bir gün önceden anestezi doktoru tarafından değerlendir.. Anestezi doktoru tarafından hastanın geceyi rahat geçirebilmesi için ilaç düzenlenir.

3. BYPASS AMELİYATI NASIL YAPILIR?
Bypass ameliyatında genel anestezi yöntemi kullanılır. Cerrah tarafında kalbe, göğüs kemiğinin(sternum) ortasından kesi uygulanarak açılması şeklinde ulaşılır. Hastanın durumuna göre bazı özel yöntemler kullanıldığında kesilerin yeri ve boyu değişebilmektedir. Daralmış veya tıkanmış olan koroner damarların ön kısmına kol, göğüs, mide ve ya bacaktan alınan damar ile yapılan köprü işlemi yapılır. Mideden alınan damarlarda kanın gelişi mide damarından, göğüsten alınan damarlarda ise kanın gelişi kola giden damardan sağlanır. Darlık olan bölgenin önüne kan taşıması diğer serbest damarların uçlarının aort’a dikilmesi ile de sağlanır. Bu yöntemler aracığı ile yeni bir damar ile, darlık veya tıkanıklığın olduğu bölgedeki kalp kasına kanın akışı sağlanmaktadır. Bypass damar sayısı ameliyat sırasında 1-6 arasında değişir. Diğer bölgelerden alınan damarlar hastanın vücudundaki damarlar olup alındığında yerinde eksiklik olmayan damarlardır. Hastanın durumuna göre değişiklik göstermekle birlikte Bypass operasyonu yaklaşık olarak 2-6 saat sürmektedir.

4.BYPASS AMELİYATI SONRASI
Operasyon sonrası hasta hemen yoğun bakım ünitesine alınarak hayati bulguları takip edilir. Yoğun bakımda tüm bulguları normal seyir gösteren hastalar birkaç saat içinde uyandırılarak solunum cihazından ayrılır. Hastanın yoğun bakım ünitesinden Kalp ve Damar Cerrahisine servise alınma süresi kişiye göre değişiklik göstermektedir. Servise alındıktan sonra akciğer ve solunum problemlerinin önüne geçilmesi için solunum terapisi uygulanacaktır. Hastalar ameliyat yerinin gerilmesine neden olabilecek hareketlerden kaçınmalıdır. Normal seyrini gösteren düşük riskli hastalar için hastanede kalma süresi yaklaşık olarak 4-6 gün arasında değişir. Hasta taburcun olduktan sonraki ilk hafta içerisinde kontrole çağrılarak ilaçları düzenlenir, tansiyon,kilo,kan şekeri ve diğer risk faktörü oluşturabilecek etkenler kontrol altına alınır. By-pass ameliyatı sonrasında hastaların normal yaşam aktivitelerine dönebilmeleri klinik bulgularına göre 2-4 hafta arasında değişmektedir.

5. BY- PASS AMELİYATINDA RİSK FAKTÖRLERİ?
Koroner By-pass ameliyatı risk faktörleri;hastanın ameliyat öncesi durumuna,cinsiyetine,yaşına,eşlik eden hastalıklarına göre değişiklik gösterir. 70 yaş üzeri olmak, şeker hastalığı,obezite,herhangi bir organ hastalığı, kalp kapağı hastalıkları ile ritim bozukluğu , geçirilmiş kalp krizi ve kalp hastalığı önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır. Ancak Bypass ameliyatları günümüz teknolojisi ile çok düşük riskli olarak etkili bir şekilde yapılmaktadır.






KALP HASTALIKLARI TANI MERKEZİ
- Kardiyolojik Tanı Yöntemleri
- Kalp ve Damar Hastalıkları Tanısında Check-up


İNVAZİV KARDİYOLOJİ BÖLÜMÜ
- Anjiyografi ve Katater Laboratuarı Uygulamaları
- Kardiyolojik Tedavi Uygulamaları

KALP KRİZİ MERKEZİ
- Kalp Krizi Nedir?
- Bir Kişi Kalp Krizi Geçirdiğini Nasıl Anlar?
- Kalp Krizi Anında İlk Müdahale
- Kalp Krizi Sonrası Hastanede Yapılan işlemler


KALP VE DAMAR CERRAHİSİ MERKEZİ
- Kalp ve Damar Hastalıkları Risk Faktörleri
- Kalp ve Damar Hastalıkları Belirtileri
- Kalp/Damar Hastalıkları ve Operasyonları

DİYALİZ CERRAHİSİ MERKEZİ
- Diyaliz Cerrahisi
- Damar Yolu Operasyonları

KALP-DAMAR CERRAHİSİ ve KARDİYOLOJİ BÖLÜMÜ DOKTORLARIMIZ

SIKÇA SORULAN SORULAR

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?


TEŞEKKÜR MEKTUPLARI