dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


Ocak 2009

. Karne Süpriz Olmamalı
. Kendinize İyi Bakın
. Meyvelerin Suyunu Sıkıp İçmek Yararlımıdır

KARNE SÜPRİZ OLMAMALI

Karne günü kimi aileler için sevinç ve heyecan dolu iken; kimi aileler için ise kaygılı ve streslidir. Ancak unutulmamalıdır ki; yoğun bir çalışma ve okul dönemi sonrasında her çocuk karnesi nasıl olursa olsun tatili hak etmiştir.
      Karnesinde zayıf getiren öğrencinin annesi ve babası tarafından azarlanması; kendisine ve ailesine olan güveninin sarsılmasına neden olur. Bu durum aynı zamanda çocuğun başarısızlığına ve okuldan uzaklaşmasına da yol açacaktır. Sanılanın aksine, derslerinde başarısızlık gösteren öğrencilere verilen olumsuz tepkiler; çocukları ders çalışmaya yönlendirmek yerine, derslerinden soğumasına ve öğrenmeye daha da tepkili hale gelmesine yol açacaktır.     
 Doğan Sağlık Grubu Psikiyatri Uzmanı Dr. Salman Ünlügedik, karne öncesi veliler;  “Öncelikle unutulmamalıdır ki; her çocuğun algı düzeyi, zekâsı, öğrenme kapasitesi birbirinden farklıdır. Okuldaki başarısızlığın yukarıdaki saydıklarımın dışında da birçok nedeni bulunmaktadır. Karnedeki sonuçlardan çok bu nedenler tespit edilmeli o etkenlerin üzerine gidilmelidir. Ayrıca velilerin çocuğun başarısını karneden takip etmesi de çok yanlış. Evet, karne bir gösterge ama veliler çocuğun notlarını önceden biliyor olmalılar ve karne onlar için sürpriz olmamalı .” dedi.
Ailelere Karne Öncesi Öneriler:
-Çocuğun karşısında değil onun yanında olduğunun hissettirilmelidir.
-Başarısızlığının nedeninin araştırılması, gerekli durumlarda bir uzanmadan destek alınmalıdır.
-  Çocuğun; başarılı diğer yaşıtları ve kardeşleri ile karşılaştırılmaması gerekir.
- Karne öncesi çocuğa karnenin nasıl geleceği ile ilgili olarak baskı uygulanmamalıdır. Çünkü bu durum çocukların yalan söylemesine neden olacaktır.
-Sürekli olarak iyi karne beklendiğinin söylenmesi çocuk üzerinde stres yaratacaktır.
-Karne sonucu ne olursa olsun çocuğun sevildiğinin hissettirilmesi ve dile getirilmesi gereklidir.
-Karnesi çok başarılı olan çocuklara fazla ilgi gösterilmesi üzerindeki baskıyı arttıracağından dolayı kaygı yaratacaktır.
-Tatildeki çocuğun dinlenmesi, kendine zaman ayırması ve hoşuna gidecek aktiviteler planlanması sağlanmalıdır.
-Çocuğa tatilde aileleri tarafından zaman ayrılmalıdır.
-Tatildeki çocuğa sürekli ders çalıştırılmasının yerine; kitap okumasının sağlanması ve çok yoğun olmayan bir program ile tekrar yapması sağlanmalıdır.

 

KENDİNİZE İYİ BAKIN

Son yıllarda sıkça duymaya alışık olduğumuz bir söylem vardır. ‘KENDİNİZE İYİ BAKIN’…
Önceleri bu uyarıyı duyduğumuzda; yadırgıyor olabilirdik. Bazen gençlerin bir uyarısı,bazen ise orta yaşlılardan duyulan bir öğüt gibi de geliyor olabilir.  Beklide yabancı TV dizilerini alt yazısında geçen bir çeviriden esinlenip, dilimize gelip yerleşen bir söylem….

Kendimize iyi bakmanın belki on binlerce yöntemi vardır. Bakıyor muyuz? Hayır!
Arabamızı yılda bir kez de olsa yıllık bakıma götürüyoruz. Yada arızalanan bir elektronik cihazı servise gönderiyoruz.

Peki yılda bir kez bile olsa Kendimize İyi Bakıyor muyuz?

Başımız ağrıdığında,
Midemizden bir bulantı olduğunda,
Dişimiz çürüdüğünde,
Gözlerimizde rahatsızlık hissettiğimizde,
Kalbimize sancı girdiğinde,
Bileğimiz burkulduğunda bir hekime danışıyor muyuz?

Kendine iyi bak söylemi gençler arasında yaygın olarak kullanıyor diye bir genelleme yaptık. Genç yaştaki bir çocuk annesine, babasına,ablasına veya anneannesine niçin kendine iyi bak der  diye hiç düşündünüz mü?

Annesinin eşit aralıklarla sağlık kontrolüne girmediğini görmüş olabilir mi?
Babasının kolesterol ve kan şekeri değerlerine dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor olabilir mi?
Ablasının altı ayda bir göz kontrolüne girmesi gerektiğini uyarıyor olabilir mi?
Belki de anneannesinin kalbini hiç gözden geçirmediğine dikkat çekmek isteyerek ‘KENDİNE İYİ BAK’ diyor olabilir.

Öyleyse 2009 yılının ilk günlerinde, sağlığımızı kontrol altına alalım. Vakit kaybetmeden bir sağlık kontrolünden geçelim, düzenli olarak kontrollerimizi ihmal etmeyelim. Hepimiz çevremizdeki dostlarımızı ve ailelerimizi harekete geçirerek Check-Up yaptıralım.

Gençlere kulak verelim, varsa hastalık risklerimizi önceden saptayarak,önlem alalım, tedavisine erken başlayalım. Bunu eşit aralıklarla yaptıralım. KENDİMİZE İYİ BAKALIM.

 

MYVELERİN SUYUNU SIKIP İÇMEK YARARLIMIDIR

Meyvelerdeki C Vitamin çoğu suya geçmektedir. Fakat C vitamini meyvenin kabuğa yakın kısımlarında daha çok yer aldığı için soyulurken bir kısmı kayba uğramaktadır. Ayrıca kanserden koruyucu öğeler olarak bilinen biyoflavanoidler ve posa meyvenin etli kısımlarında ve kabuğunda örneğin portakalın kabuğunun altındaki beyaz kısmında bulunmaktadır.

Meyveler iyice yıkandıktan sonra suyu sıkılarak veya olduğu gibi tüketilebilir. İshale meyli olan, bağırsakları çok çalışan kişiler meyve suyunu tercih edebilirler. Bağırsak hareketleri az ve kabızlığa meyli olanlara ise meyveyi kabuğuyla birlikte yemeleri önerilmektedir. Meyveler yıkandıktan sonra kesilince hemen tüketilmelidir. Taze meyvenin suyu sıkıldıktan sonra buzdolabında bile bekletilirse C vitamininde kayıplar oluşmaktadır.

Vücudun gereksiniminden fazla tüketilen C ve B grubu vitaminler idrarla dışarı atılmaktadır. Fakat suda eriyen vitaminlerin bile zararlı etki yaratabileceği örneğin C vitaminin fazla tüketiminin böbrek taşı, B12 vitaminin yıkımı, ishal gibi belirtilere neden olabileceği bilinmektedir. Yağda eriyen vitaminler olan A, D, E, K vitaminleri fazla tüketildiğinde ise yağ dokusunda birikerek zararlı etkiler yaratabilmektedir. O nedenle ihtiyaçtan fazla vitamin almamak gerekir.