Son yıllarda sıkça duymaya alışık olduğumuz bir söylem vardır. ‘KENDİNİZE İYİ BAKIN’…
Önceleri bu uyarıyı duyduğumuzda; yadırgıyor olabilirdik. Bazen gençlerin bir uyarısı,bazen ise orta yaşlılardan duyulan bir öğüt gibi de geliyor olabilir. Beklide yabancı TV dizilerini alt yazısında geçen bir çeviriden esinlenip, dilimize gelip yerleşen bir söylem….
Kendimize iyi bakmanın belki on binlerce yöntemi vardır. Bakıyor muyuz? Hayır!
Arabamızı yılda bir kez de olsa yıllık bakıma götürüyoruz. Yada arızalanan bir elektronik cihazı servise gönderiyoruz.
Peki yılda bir kez bile olsa Kendimize İyi Bakıyor muyuz?
Başımız ağrıdığında,
Midemizden bir bulantı olduğunda,
Dişimiz çürüdüğünde,
Gözlerimizde rahatsızlık hissettiğimizde,
Kalbimize sancı girdiğinde,
Bileğimiz burkulduğunda bir hekime danışıyor muyuz?
Kendine iyi bak söylemi gençler arasında yaygın olarak kullanıyor diye bir genelleme yaptık. Genç yaştaki bir çocuk annesine, babasına,ablasına veya anneannesine niçin kendine iyi bak der diye hiç düşündünüz mü?
Annesinin eşit aralıklarla sağlık kontrolüne girmediğini görmüş olabilir mi?
Babasının kolesterol ve kan şekeri değerlerine dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor olabilir mi?
Ablasının altı ayda bir göz kontrolüne girmesi gerektiğini uyarıyor olabilir mi?
Belki de anneannesinin kalbini hiç gözden geçirmediğine dikkat çekmek isteyerek ‘KENDİNE İYİ BAK’ diyor olabilir.
Öyleyse 2009 yılının ilk günlerinde, sağlığımızı kontrol altına alalım. Vakit kaybetmeden bir sağlık kontrolünden geçelim, düzenli olarak kontrollerimizi ihmal etmeyelim. Hepimiz çevremizdeki dostlarımızı ve ailelerimizi harekete geçirerek Check-Up yaptıralım.
Gençlere kulak verelim, varsa hastalık risklerimizi önceden saptayarak,önlem alalım, tedavisine erken başlayalım. Bunu eşit aralıklarla yaptıralım. KENDİMİZE İYİ BAKALIM.
|