dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


Mayıs 2008

. BAHAR YORGUNLUĞUNA DİKKAT..!
. DİŞ BEYAZLATMA ( BLEACHİNG )
. GÜNEŞ IŞINLARI ve DERİ SAĞLIĞI
. YENİ DOĞANDA ÜROLOJİK MUAYENE
. DOĞAN TIP MERKEZİ MERCEDES SAĞLIK TARAMASI



BAHAR YORGUNLUĞUNA DİKKAT..!

Kışın soğuk ve güneşsiz günleri yerini neşeli ve güzel ve sıcak günlere bırakmakta. İşte bu değişim insan biyoritmini de etkilemekte. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artıyor. Şehirlerde yaşayanlarda bu elektrik yükü artışı daha fazla hissedilmekte. İşte bu elektrik yükü değişikliği insanlarda yorgunluk ve ruhsal sıkıntılarla kendini gösterebilmekte.

Bahar Yorgunluğunun Belirtileri:
* Omuz ağrısı
* Sırt ağrısı
* Boyun ağrısı
*Aşırı sinirlilik
* Mutsuzluk
* Baş ağrısı
* Uyku düzensizlikleri
* Stres
* Konsantrasyon bozukluğu
* Çabuk yorulma
* Halsizlik

Birçok kimse bahar gelince bu tür şikayetleri bahar yorgunluğuna bağlıyor. Ancak unutulmamalıdır ki her yorgunluk ve yorgunluk belirtisi bahar yorgunluğu değildir. Yorgunluk belirtileri aylarca devam ediyorsa ve dinlenme ile geçmiyorsa bu durum bahar yorgunlunun dışında farklı rahatsızlık habercisi olabilir.

Bahar Yorgunluğundan Kurtulmak İçin:
* Sigara,kafein ve alkol kullanımının azaltılması
* Beslenmeye dikkat edilmesi(öğün sayılarının arttırılması)
* Düzenli olarak sıvı alınması(günde ortalama 8-10 bardak su içilmesi)
* Hamurlu yiyeceklerden uzak durulması
* Şekerli gıdaların olduğunca az tüketilmesine dikkat edilmesi
* Sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmeli
* Düzenli uyku


 
 
DİŞ BEYAZLATMA ( BLEACHİNG )

Kişinin yüz ifadesini yansıtmada önemli bir rolü bulunan dişler, gerek şekillerinde, gerekse renklerindeki bozukluk dolayısıyla kişiye toplum içinde bazı sıkıntılar yaşatabiliyor. Hatta dişlerdeki bu sorunlar kişide psikolojik bozukluklara kadar varan problemlere neden olabiliyor. Örneğin; yapılan araştırmalar insanların %7'sinin sadece dişleri gözükmesin diye gülmekten kaçındığını ortaya koymuştur.
   Beyaz dişler; sağlıklı ,temiz ve bakımlı kişiliğin simgesidir. İnsanlar yıllar boyunca bembeyaz dişlere sahip olabilmek için çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır ve bu talep doğrultusunda piyasada dişlerde beyazlık vaadeden birçok ürün raflarda kendilerine yer bulmuşlardır. Fakat rastgele kullanılan ürünler diş ve dişetlerinde istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle FDA ( ABD Gıda ve İlaç Dairesi) diş beyazlatma ürünlerini ilaç kategorisine dahil etmiştir. 
İnsanlarda diş renkleri tıpkı ten renkleri gibi farklılıklar gösterir. Bazı kişiler doğuştan şanslı olarak beyaz diş rengine sahiptirler. Bazen de genetik olarak daha koyu diş rengiyle doğarız. Özellikle esmer tenli kişilerde dişler daha beyaz iken, açık tenli bireylerde dişler daha sarıdır. Bu dişlerin doğal rengidir. Fakat zaman içerisinde çeşitli faktörlere bağlı olarak dişlerin renginde değişiklikler görülebilmektedir. Bu renkleşmeler; yaşa, çay-kahve-kola gibi koyu renkli ve boyayıcı özelliğe sahip içeceklerin aşırı tüketimine, sigara kullanımına, içtiğimiz sulardaki flour yoğunluğuna , annemizin hamileyken veya bizim çocukken kullandığımız bazı antibiyotiklere bağlı olarak görülebilmektedir.
   Çeşitli nedenlerle sararmış ve koyulaşmış dişlerin rengini daha açık hale getirme işlemine " Diş Beyazlatma (Bleaching) " denir.
İki değişik diş beyazlatma yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemler;
 Office bleaching : Diş hekimi tarafından klinikte uygulanan yöntem,
 Home bleaching : Hastanın evde kendi uygulayacağı sistem
İkisi arasındaki tek fark uygulama zamanıdır. Ev tipi beyazlatma’da kullanılan jelin yoğunluğunun daha düşük olması sebebiyle beyazlatma işlemi ofis tipi beyazlatmadakinden daha uzun sürmektedir.
Evde uygulanan diş beyazlatma yönteminde; hekim öncelikle ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlar. Sizin için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6-8 saat takarsınız. Bu uygulamanın tercihen uykuda gerçekleştirilmesi daha uygundur. Kişinin ve dişlerin yapısal özelliklerine bağlı olarak ortalama 1-5 hafta gibi bir süre içinde bembeyaz dişlere kavuşulur.
Klinikte bir hekim tarafından yapılan beyazlatma yönteminde ise; ağartıcı ilaç, bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir. İlgili dişin üzerine beyazlatmayı hızlandırıcı özelliği olan beyaz renkli bir ışık kaynağı belli bir süre ( ortalama 30-50 dk.) tutulur. Bu yöntem genellikle diş beyazlatılması daha zor olan hastalara tavsiye edilir. Bu yöntemde işlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir.
Dikkat edilmesi gerekenler :
* Beyazlatmada kullanılan jeller ( Hidrojen peroksit ve Karbamid peroksit v.b.) dudak, dişeti gibi diş harici dokulara temas ettiğinde zarar verebilir. Bu nedenle dikkatli kullanılması gerekir.Hekimin tavsiye ettiği şekilde ve sürede kullanmak önemlidir. İstenilen beyazlık elde edilene kadar kendinizin verdiği kararla işlemi gereğinden fazla uygulamamalıyız. Beyazlatıcı madde her dişte farklı sonuçlar sağlayabilir. Dişlerde bulunan lekeler ve derinlikleri dişlerin beyazlamasında önemli etkenlerden biridir.
* Çürük veya aşınmış dişler ve/veya periodontal sorunlar varlığında beyazlatma işlemi ancak bunların tedavileri yapıldıktan sonra yapılabilmektedir. Beyazlatma işlemi sonucunda eski dolguların ve protezlerin renklerinde bir değişiklik olmaz. Dolayısıyla estetik kaygılarla yaptırılan beyazlatma işlemi sonrasında ağız içindeki restorasyanların tekrarlanması gerekebilir.
* Diş beyazlatmanın dişe geriye dönüşümü olmayan bir zararı yoktur. Beyazlatma sırasında diş mineleri çok hafif de olsa incelebilir. Bu da beslenmemize dikkat etmemizi gerektirir.
* Diş beyazlatma; diş minesinin uygulama esnasında ve uygulama sonrasında daha hassas olmasına, sıcak-soğuk hassasiyetinin artmasına neden olsa da bir süre sonra ( ortalama 3-7 gün ) bu durum düzelir ve araştırmaların da gösterdiği gibi mine üzerinde önemli bir değişikliğe yol açmaz. Bu süre içerisinde oluşan hassasiyet hafif bir ağrı kesici ile giderilebilir.
* Uygulamadan 24 saat sonraya kadar çok sıcak/soğuk içecek ve gıdalardan ayrıca sigara, kahve, çay, kola ve kırmızı şarap gibi boyalı ajanlardan uzak durmanız gerekmektedir. Bleaching yöntemi ile alınan netice uzun sürelidir ( 2-3yıl ). Bu süre size de bağlıdır. Aşırı sigara içimi, aşırı çay-kahve-kola gibi renkli gıda alışkanlıklarınız bu süreyi etkiler. Beyazlatma sonrasında hasta 6 aylık periyotlarla kontrol edilip, idame tedavi yapılarak, hastanın temizlik konusunda işbirliği ile devamlılığı sağlanabilir.

Sonuç olarak Diş Beyazlatma’nın ;  çeşitli nedenlerle renk değiştirmiş ve sararmış dişlerin rengini; kişiye özel birkaç ton açmak için uygulanan kozmetik bir uygulama olduğu, en doğru ve güvenilir sonucun; bir Diş hekimine muayene olarak onun önereceği veya uygulayacağı bir tedavi süreci sonucunda alınabileceği unutulmamalıdır.


 
 
GÜNES ISINLARI ve DERI SAGLIGI

  • Yaz aylarında sıcaklığın artışıyla birlikte bronzlaşma niyetiyle veya farkında olmadan havuz kenarlarında veya sahillerde güneşten yayılan ültraviyole (morötesi) ışınlarının bombardımanına maruz kalınmaktadır.
    Eskiden sadece ültraviyole B’nın zararı bilinirken artık UVA’nın derinin daha derin katmanlarına ulaşarak hasar verici etkisi de bilinmektedir. Hasar oranı beyaz ırk için daha yüksektir ve ten rengi açıldıkça bu oran yükselmekte.
    Güneş ışınları güneş alerjisi, güneş kaşıntısı, bazı genetik deri hastalıklarını, pofiria gibi bazı metabolik hastalıkları ve diğer bir çok deri hastalığını tetiklemekte, ayrıca sam yeli adıyla bilenen vitiligo gibi deri hastalıklarını da daha belirgin hale gelmesini sağlamaktadır.
    Uzun yıllar güneş ışığı altında kalındığında, alınan toplam doza bağlı olarak deride hasar oluşur, incelme, yer yer lekelenmeler görülür ve daha sonra da deri kanseri oluşur. Bunlar en çok yüz ve dudakta görülür. Aralıklı ve yüksek dozlarda, ani güneş yanıkları ise (özellikle çocukluk yaşlarında daha çok etkilidir) bir başka deri kanserine zemin hazırlar. Deride leke ve ben oluşumu ile bu benlerin bir kısmının kanserleşmesi de söz konusudur. Ayrıca uzun süreli, yüksek doz güneş ışığı, vücudun bağışıklık sistemini de zayıflatır. Fakat, aynı zamanda her kes için önemli olan derinin erken yaşlanmasına yol açar. Deri, ince, gevşek, mat, buruşuk, kırış kırış, lekeli ve çabuk zedelenir bir durum alır yanı özetle deri sağlığı ve güzelliği bozulur.
    Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için koruma ne kadar erken başlarsa o kadar yararlı olur. Kızarma, su toplama, soyulmalara neden olacak yanıklara hiçbir zaman yol açılmamalıdır. Kuru ve sık dokulu giysiler giymeli. Bulutlu havalarda, gölgede, şemsiye altında bile güneş ışınlarının süzülme ve yansıma sonucunda %50'sinden fazlası deriye ulaşır ve zararlı etkilerini gösterebilmesi, yüksek yerlerde, denizde, kumda, karada etkilenme daha fazla olduğu unutulmamalıdır. Sudan çıktıktan sonra su tanecikleri mercek görevi yaptıkları için deri kurutulmalı. Yüz ve eller için güneşten korunma gündelik yaşamda, sokağa çıkılırken de yapılmalıdır. Güneşin dik olduğu saatlerde (10-16 saatleri arasında)güneş altında kalınmamalıdır. 3 yaş altındaki çocuklar güneşe direkt maruz kalınmamalıdır.
    Güneşten korunmak için krem veya losyon şeklindeki koruyucu ürünler kullanılır. Bunlar, koruma güçlerine göre derecelendirilir ve bu derecelerin adı ''güneşten korunma faktörü''dür (Sun Protecting Factor = SPF) 1'den 100'e kadar değişik güçte koruma faktörlü ürünler bulunmaktadır. Kullanımda önemli olan nokta, ışığın altına çıkılmadan 20-30 dakika önce koruyucunun sürülmesi ve en az 3 saatte bir yenilenmesidir. Yeni ürünler, belli ölçülerde suya dayanıklı olmakla birlikte, denizde çok uzun süre kalındığında da yenilenmesinde yarar vardır.


 
 
YENİ DOĞANDA ÜROLOJİK MUAYENE

Yeni doğan çocuklarda ürolojik muayene önem taşımaktadır. Özellikle inmemiş testis ve fimozis denilen sünnet derisinin darlığı açısından yeni doğan erkek çocukların üroloji uzmanı tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir.

İnmemiş Testis Nedir?
 Testislerin doğumda torbada olmama durumudur. Testisler sıcaktan çok etkilenir ve vücut sıcaklığı torbanın sıcaklığından daha yüksektir. Dolayısıyla torbaya inmemiş yani vücut içerisinde kalmış testisler yüksek ısıya maruz kalmaktadır. Yüksek ısının testisler üzerinde iki temel etkisi olmaktadır. Bir tanesi sperm üretiminin durması ve dolayısıyla erişkin dönemde kısırlığa yol açması, bir diğeri testiste tümör görülme ihtimalinin normal çocuklara göre 10 kat artmasıdır.

Testis gelişimi 2 yaşında tamamlanır. Dolayısıyla 2 yaşından önce inmemiş testis saptandığı durumlarda en kısa zamanda tedavisinin planlanması gerekmektedir. Testislerin durumu, çapları, çocuğun yaşı gibi etkenlere göre ya bir ameliyat ya da hormon tedavisi uygulanmaktadır.

Fimozis Nedir?
 Sünnet derisinin idrar yapmayı kısmen ya da tamamen engelleyecek derecede dar olmasıdır. Çocukta idrar yapmada güçlük, idrar yapma esnasında ağlama, büyüme geriliği, sebepsiz ateş ve böbrek fonksiyonlarında azalma ve hatta böbrek yetmezliğine kadar gidebilen sonuçlara yol açabilmektedir. Dolayısıyla fimozisin erken saptanması ve tedavi edilmesi gerekmektedir.

Fimozis hastalığının ideal tedavisi sünnettir. Yeni doğan döneminde damar ve sinir gelişimi tamamlanmadığından sünnet daha kansız ve iyileşme hızlı olmaktadır. 

Sünnet Nedir?
Sünnet, penisin ucunu örten derinin cerrahi olarak alınması ile penis ucunun açığa çıkarılmasıdır. Peki, sünnet ne zaman ve nasıl yapılmalıdır?  Sünnet konusunda çeşitli görüşler bulunmakla birlikte en yaygın olarak kabul gören ve en sağlıklı olanı, bebeklerin doğar doğmaz ve üroloji uzman tarafından sünnet edilmesidir.

Sünnetin Faydaları

  • Sünnet derisi iltihabı hastalıkları sünnetten sonra görülmez.
  • Sünnet derisi altında idrar toplanması ve sonuçta iltihaba dönüşüp böbreklere zarar vermesi durumu sünnetten sonra görülmez.
  • Sünnetsiz olanlarda penis kanserleri görülmesi sıklığı 10 kat fazladır.
  • Sünnetsiz erkeklerin eşlerinde rahim ağzı kanserlerine daha sık rastlanır.
  • Sünnetsizlerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar daha sık görülür.
  • Yeni doğan dönemde yapılan sünnet esnasında belirgin bir kanama olmaz.
  • Yeni doğan bebeklerde sünnetten sonra yara daha çabuk iyileşir.
  • Sünnetin erişkin yaş döneminde cinsel hayatta olumlu katkısı bulunmaktadır.
DOGAN TIP MERKEZI MERCEDES SAGLIK TARAMASI

Kasım 2006 tarihinden beri Sosyal Sorumluluk bilinciyle koruyucu sağlık taramaları gerçekleştiren Beylikdüzü Doğan Tıp Merkezi, çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek Mercedes Benz Türkiye’ de Göz Taraması gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz bir yıllık dönem içerisinde 3.000’i aşkın kişiye uzman kadrosu eşliğinde göz , diş ve genel sağlık taraması gerçekleştiren Doğan Tıp Merkezi, bu yıl da çalışmalarına yeni çözüm ortakları eşliğinde devam ediyor. Bu kapsamda; 14  - 25 Nisan 2008 tarihleri arasında Mercedes Benz Türkiye çalışanlarına kapsamlı göz taraması gerçekleştirdi.Tarama kapsamında 1.900 Mercedes çalışanı detaylı göz taramasından geçirilerek gerekli tüm bilgilendirilmeleri yapıldı.

Mercedes Benz Türkiye Otobüs üretim tesislerinde gerçekleştirilen sağlık taramasının ardından; yine Mercedes Benz Türkiye’ de toplumsal sağlık bilincinin oluşturulması amacıyla Doğan Sağlık Grubu uzman doktorları tarafından sağlık eğitim seminerleri düzenlenecek. Bu doğrultuda; Mercedes Benz Türkiye çalışanları;
Fizik Tedavi
Kardiyoloji
Nöroloji
Kulak Burun Boğaz
İç Hastalıkları bölümleriyle ilgili konularda seminer alacaklar.