dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


HAZİRAN 2008

. Havacıların Sağlığı Doğan Sağlık Grubu’ ndan Sorulur….
. UTANDIRAN HASTALIKLAR
. 6 AYDA 40 KİLO


 
Havacilarin Sagligi Dogan Saglik Grubu’ ndan Sorulur….

Kendisini sürekli yenileyen ve bu nedenle yıllardır bölgesinin referans sağlık kuruluşu olarak gösterilen Doğan Hastanesi; 2001 yılından  itibaren Havacılık Tıp Merkezi ile havayolu çalışanlarına da hizmet vermeye başlamıştır.

Pilotların yanı sıra; uçak bakım teknisyeni, load master, kabin memuru ve  dispatcher olarak görev alan tüm havayolları çalışanlarının da ilk ve periyodik muayeneleri tecrübeli ekibimiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Tecrübeli ekibimiz; alanlarında ve sivil havacılık konusunda uzman doktorlarımızdan ve tecrübeli pilotaj hosteslerimizden oluşmaktadır.

Atatürk Havalimanına en yakın hastane olan Doğan Hastanesi; sadece ülkemizde görev yapan pilotlara değil, aynı zamanda Avrupa’dan gelen yabancı pilotlara da sağlık muayeneleri konusunda hizmet vermeye devam ediyor.
 
Paydaşlarımız…
Başta ulusal havayolumuz Türk Hava Yolları olmak üzere; sektöründe öncü olan bir çok havayoluna hizmet vermekteyiz:
* Sun Express Havayolları
* Kıbrıs Türk Havayolları
* Pegasus Havayolları
* Free Bird Havayolları
* MNG Havayolları
* Atlas Havayolları
* Inter Havayolları
* SKY Havayolları
* Saga Havayolları
* Best Havayolları
* ACT Havayolları
* Kuzu Kargo
* Onur Air
* İz Air

Yalnız değilsiniz…
Doğan Sağlık Grubu tarafından; 24 saat hizmet veren havacılık sektörüne; yaşanan tüm acil durumlara en kısa sürede müdahale edilmektedir. 

Tüm havacılık muayeneleri, pilotaj hostesleri refakatinde gerçekleştirilmektedir. Hastane içinde yapılan bu yönlendirme sayesinde, havayolları çalışanları, zaman kaybetmeden muayenelerini olabilmektedir. 


 
 
UTANDIRAN HASTALIKLAR

  • Günlük hayatımızda yaşadığımız ancak dışlanma, ayıplanma kaygılarından dolayı kimselere söylemeye hatta konunun uzmanı olan doktorlara bile gitmeye çekindiğimiz hastalıklar günlük hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Her hastalıkta olduğu gibi; hastalığın tedavisinde erken tanı oldukça önemlidir. Konunun uzmanına başvurulmadığında hastalığın ilerlemesi ve tedavide geç kalınması kaçınılmaz oluyor. Böylece tedavide geç kalınmasına neden oluyor,
    İşte bizi utandıran bazı hastalıklar ve tedavi yöntemleri:   
    1. HEMOROİD
    Hemoroid rahatsızlığının görülme sıklığı toplumdan topluma göre değişiklik gösterdiği gibi yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığı artar. Yaygın olarak rastlanan Hemoroid ; makatta kızrıklık, kaşıntı, kanama , şişkinlik ve ağrı olarak ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.  4. dereceye kadar görülebilen hemoroitin ortaya çıkış nedenleri şöyle sıralanabilir:  
    * Kronik kabızlık
    * Ikınma
    * Hareketsizlik
    * Hatalı beslenme
    * Uzun süre ayakta durmak
    * Hamilelik
    * Genetik faktörler
    Hemoroitten Nasıl Kurtuluruz?
    * Günde ortalama 8 bardak su içilmeli
    * Posa tüketimi arttılmalı
    * Stersten kaçınmalı
    Alınacak genel önemlerin dışında konunun uzmanı doktorlar hemoroitin derecesine göre ilaç ya da cerrahi yöntem ile tedaviyi uygun görebilir. Hastalık, genellikle 1. ve 2.derecede ise ilaç tedavisi yeterli olmaktadır. Ancak ilaçların düzenli kullanımına rağmen hemoroitte iyileşme olmamış ise tekrar doktora başvurmak gerekir. Gerekli durumlarda kolonoskopi yöntemiyle birlikte ciddi bir sorun olup olmadığı tespit edilir. Buna göre geliştirilen; lazer, infrared koagülasyon, longo metodu, hemoroidal arter ligasyonu, gibi yöntemler ile günümüzde hemoroitin tedavisi yapılmaktır.

    2. AĞIZ KOKUSU
    Ağız kokusu günlük hayatta bizi en rahatsız eden hastalıklardan biridir. Her sabah uyandığımızda ağzımızda acı bir tat ve koku var ise mutlaka önlem alınmalıdır. Nefeste oluşan kötü koku genellikle ağız içindeki çürümüş yemek parçaları ve mikroplardan oluşur. Diyabet, kronik nezle, boğaz iltihabı, tükürük salgısının azalması, sinüzit, karaciğer, akciğer, mide ve bağırsak hastalıkları ağız kokusu sorununa neden olabilmektedir.
    Ağız Kokusundan Nasıl Kurtuluruz?
    * Sakız çiğnenmeli
    * Su tüketimi arttırılmalı
    * Burun tıkalı uyumamalı
    * Diş ve diş eti korunmalı
    * Dişler çok iyi fırçalanmalı
    * Alkol ve sigara tüketimi azaltılmalı
    * Diş ipi kullanılmalı
    * Şeker tüketimi azaltılmalı
    * Soğan, sarımsak gibi ağız kokusunu tetikleyen yiyeceklerden kaçınılmalı
    * Diş hekimine düzenli aralıklar gidilmeli ve diş taşlarının temizlenmesi sağlanmalı
    Alınacak önlemlere rağmen ağız kokusu hala geçmez ise, diğer nedenlerin araştırılması için farklı branşlarda detaylı bir muayeneden geçilmesi gerekmektedir.

     

    3. TERLEME
    Soğuk ve sıcak havalarda vücut ısısını ayarlayan terleme; fizyolojik bir mekanizmadır. Ancak özellikle sıcak yaz günlerinde aşı terleme kişilerin sosyal ve özel yaşantılarını olumsuz yönde etkiliyor. Tıp dilinde “hiperhidrosis” olarak adlandırılan aşırı terleme genellikle; el, ayak, yüz ve koltuk altlarında görülüyor. Hiperhidrosis(aşı terleme), ter bezlerini çalıştıran sinir sisteminin aşırı çalışmasından kaynaklanır. Aşırı terleme; tiroid bezinlerinin fazla çalışması, stres, şişmanlık, genetik faktörler, kronik enfeksiyonlar, böbrek üstü bezinden kaynaklanan rahatsızlıklar, menopoz,  psikiyatrik hastalıklar, uyku ilaçları… gibi sebeplerden kaynaklanabilmektedir.
    Aşırı Terlemeden Nasıl Kurtuluruz?
    Alınacak hijyenik önlemlerle birlikte serin tutan giysiler giyilmesi rahatsızlığı azaltacaktır. Ancak alınacak önlemlere rağmen aşırı terleme sorunu ile başa çıkılamıyorsa; tedavi için bir dermatoloji uzmanına başvurulması gerekiyor. Doktorların öngördüğü tedavi şekline göre gerekli durumlarda ilaç takviyesi yapılır. İlaç tedavisinin yeterli kalmadığı durumlarda ise; botoks ve iyontoferez, sempatektomi gibi yöntemlere başvurulur. Günümüzde en sık kullanılan yöntem ise botokstur. Botoks genellikle; koltuk altı, yüz, el ve ayak için kullanılıyor. Deri altına enjekte edilen botoksun etkisi genellikle 4-20 ay sürüyor.

    4. İDRAR KAÇIRMA
    Tıp dilinde ”Üriner inkotinans” olarak bilinen idrar kaçırmaya her yaşta olduğu gibi genellikle; çocuklarda , bayanlarda , ve ileri yaşlarda rastlanmaktadır. Gülündüğünde, hapşırıldığında idrar kaçırılıyorsa ve idrar geldiğinde tuvalete gidene kadar idrar kaçıyor ise; mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. İdrar kaçırmaya; pelvik taban kasları zayıfladığında öksürme ve egzersiz gibi karın iç basıncını arttıran durumlar, çok sayıda müdahaleli doğum yapmak, obezite , mesane boşalmasını kontrol eden kasların gevşemesi, iri bebek doğurmak, ve menopoz sebep olabiliyor.
    İdrar Kaçırmadan Nasıl Kurtuluruz?

    İdrar kaçırma rahatsızlığının tedavisi hastalığın tipine göre değişiklik gösterir. Enfeksiyondan kaynaklanan sebeplerden dolayı oluşan idrar kaçırmanın tedavisi daha kolay yapılabiliyor. Prostat büyümesine, strese, sıkışma tipi idrar kaçırma… v.b gibi bir çok nedene bağlı olarak oluşan idrar kaçırma mevcuttur. Bu durumlarda; ilaç , özel egzersiz, cerrahi müdahale… gibi yöntemler kullanır. Önemli olan; kişilerin bu şikayetlerinden çekinmeden bir uzanma başvurmalarıdır.

 
 
6 AYDA 40 KİLO

Yıllarca birçok yolu deneyen fakat bir türlü istediği ideal kiloya ulaşamadığını söyleyen Yasemin Öztürk, Doğan Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Emine Sezen ile 6 ayda 40 kilo vermesinin sırrını anlattı.

  1. 105 kilo dan 65 kiloya düştüğünüzü söylediniz hayatınızın her döneminde kilolu muydunuz?
    Evet, hayatımın her döneminde kilolu oldum. Hayatımda kilonun problem olmadığı bir dönem hatırlamıyorum.  Küçük bir çocukken de hep beni  “tombiş” diye sevdiler.
  1. Daha önce de diyet denemeleriniz olmuş muydu?

Çoook. Bir sürü diyet listesi uyguladım hatta akapuntur tedavisini bile denedim. Hepsinde belli kilolar verdim klasik bir cümle olacak ama her seferinde fazlası ile geri aldım.  Daha önceki diyetlerimde bana sadece bir diyet listesi verdiler ama yemek pişirmeyi, yemeklerimi nasıl hazırlamam gerektiğini öğretmediler. Bence Emine Hanım’ın en büyük farkı burada.

  1. Emine Sezen ile zayıflamanın farkı neydi de siz hiç yılmadan bu kadar kiloyu verebildiniz

Emine Hanım, çok profesyonel ama bunun yanında hastasına olup biteni o kadar halk diliyle de anlatabiliyor ki bu işe sizde inanıyorsunuz. Zaten bir zamandan sonra kilo vermek zevkli bir matematik problemine dönüşüyor. Eski kilolu günlerimi düşünüce neden o şekilde yıllarca gezmişim diye düşünüyor ve kendime kızıyorum. Şimdi birkaç kilo fazlası olan kişilerin bile Emine Hanım’a gidip zayıflamasını öneriyorum.

  1. Kilolu olmak hayatınızı nasıl etkiliyordu?

Özellikle yazın, dışarı bile çıkmak istemiyordum. Kilolarım yüzünden her zaman pasif bir kişiliğim oldu hep sakin ve sessiz kişi profili çizdim.  Arkadaşlarımla dışarı çıktığımda onlar gibi giyinemiyordum bu yüzden kendimi hep kötü hissediyordum. Kıyafet almaya gittiğimde “Büyük beden de var.” demeleri beni çok üzüyordu. Ben 22 yaşındayım yaşım bu kadar genç olmasa belki de bu cümleyi bu kadar dert etmezdim. Bir de toplu taşıma araçlarında kendimi çok kötü hissediyordum sanki herkes bana bakıyormuş gibi geliyordu.

  1. Yasemin Hanım kilo vermeye karar vermeniz nasıl oldu? Yani tak ettiği nokta neresiydi?

Yemiyorum diyordum fakat kilo almam devam ediyordu ben bağırsaklarım ile ilgili bir sorumun var zannediyordum bu sebeple Dahiliye Uzmanınız Dr. Mehmet Şengül’e gelmiştim. Mehmet Bey benden bazı tahliller istedi. Tahlil neticesinde bende gizli şeker olduğunu ve bunun kiloya bağlı olduğunu söyledi. Annem de, ben de çok üzülmüştük. Bizi Beslenme ve Diyet Uzmanınız Emine Sezen’e yönlendirdi. Emine Hanım tahlillerimi inceledi ve bana özel bir diyet listesi hazırladı. 

  1. Zor bir iş başardınız bu nasıl oldu? İlk diyet listenizi elinize aldığında ne düşündünüz?

Çok kararlıydım kilo vermeye. Bu sebeple ilk diyet listesini gördüğümde ben bunu nasıl uygulayacağım demedim. Hata bu anlattıklarım geçen sene kurban bayramının öncesine denk gelmişti. Emine Hanım; “İstersen bayram geçsin ondan sonra başlayalım.”dedi fakat gerçekten tak etmiş olacak ki “yok” dedim. “gün bugündür, hemen başlayalım”.

  1. İlk diyet gününüz nasıl geçti?

Aslında ilk günde dahil olmak üzere diyet yaparken çok fazla zorlanmadım. Emine Hanım’ ın hazırladığı diyet listesi benim günlük yaşantıma da uygun bir diyet listesiydi. Hiç aç kalmadım. Annem çok yardımcı oldu. Ben ne yediysem o da onu yedi.

  1. Ne kadar sürede bu kiloya ulaştınız?

17.10.2006 yılında diyete başladığımda 105,2 kiloydum ve bu kilonun 51,2’si yağıydı. Neredeyse tam bir yıl sonra 23.10.2007 tarihinde 65,5 kiloya düştüm ve bu tarihte yağım 19 kilo olarak ölçüldü. Yani ben 40 kilo verdim ve bunun 32 kilodan fazlasını yağdan verdim. Şu an diyet programım devam ediyor. Hala kilo veriyorum fakat tabii ki eskisi kadar hızlı değil. Bakın size tam tarihler verebiliyorum. Emine Hanım o kadar sistematik ve hastasını o kadar bilinçlendiriyor ki verdiğim kiloları size tarih  söyleyebiliyorum.

  1. Diyetle birlikte spor yaptınız mı?

Hayır, spor yapmadım kilo vermek için diyet listesini uygulamak yeterli oldu. Emine Hanım diyet programına başlamadan önce benim yağ ve kas oranımı ölçmüştü. Kas oranım, yağ oranımdan fazla çıkmıştı. Spor ile kasları şişirmek istemedi. Fakat verdiğim kilolardan sonra sıkılaşmam için Emine Hanım artık spora başlamamı öneriyor.

  1. Kilo verince hayatınızda neler değişti, mesela ilk alışveriş çılgınlığını ne zaman yaşadınız?

Kilo verdiğimi yazın çok daha iyi anladım. Hayatım boyunca en çok özendiğim şey kotun üstüne tişört giyip sokağa çıkmaktı bu yaz bu hayalim gerçek oldu. Alışverişe gittiğimde artık tezgâhtarlar  “Büyük beden de var” yerine “Bu olmazsa daha bir küçük bedeni de var.” diyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Kilo verince hem sağlığıma kavuştum hem de güzelliğimin farkına vardım.

  1. Çok büyük bir değişim geçirdiniz sizi tanımayanlar oluyor mu?

Kimse tanımıyor ki… Beni akrabalarım en son 2006 yılında Kurban Bayramında gördüler, 2007 yine bayramda gördüklerinde beni kimse tanımadı. Birçoğu ben olduğuma inanamadı. Kışın bilirsiniz her kez evindedir aynı apartmandakiler bile birbirini pek sık görmez. Bu sebeple yazın apartmandaki komşular benim verdiğim selamı bile almadılar her kez bu kim diye yüzüme tuhaf tuhaf bakıyordu. Bazıları da beni diğer kardeşim zannediyorlardı. Beni uzun süre görmeyen arkadaşlarım  “Diğer yarını evde mi bıraktın?” dediler.

  1. Yasemin Hanım, eski kilolu günlerinize dönmekten korkuyor musunuz?

Aslında nasıl beslenmem gerektiğini öğrendim. Emine Hanım bana sadece balık vermedi aynı zamanda bu balığı nasıl pişireceğimi de öğretti. Ama içimde eski günlere dönmek konusunda bir korku hep var. Bu sebeple doktorumla iletişimimi kesmeyi düşünmüyorum yılda birkaç kez onu ziyaret etmek istiyorum. Emine Hanım’dan öğrendiğim en önemli şey de; diyetin bir süre yapılan sonra biten bir şey olmadığı yani diyetin ömür boyu olduğu.  Beni sağlığıma kavuşturan Diyetisyen Emine Hanım’a çok teşekkür ederim.