dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


Ağustos 2008

. Ramazanda Beslenme
. Erkeklerdeki Kadın Hastalıkları
. Sağlıklı Olalım Derken Sağlığınızdan Olmayın..!
. Hamilelik ve Yaz
. Yaz Zatürressine Dikkat..!

 RAMAZANDA BESLENME 

İnsanların yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi için dengeli ve düzenli beslenmesi gerekir. Bunun temel ilkesi de tüm besin öğelerinden dengeli oranda yararlanmaktır. Bu da beraberinde 3 ana, 3 ara öğün şeklinde beslenmeyi getirmektedir.

Ramazan ayında bu beslenme şekli tamamen değişmektedir. Oruç tutarken 14-16 saat süren açlık, metabolizmayı olumsuz etkiler. Sağlıklı olan her kişi oruç tutabilir. Fakat oruç tutmaya  sağlığı elvermeyen kişilerin bu konuya hassaslıkla eğilmeleri gerekmektedir. Özellikle kalp-damar, böbrek, diabet, mide, yüksek tansiyon sorunu olanların belirli aralıklarla ilaç kullanma zorunlulukları vardır. Bu gibi kişilerin özel diyet uygulamaları gerekmektedir. Ayrıca hamileler, gelişim çağındaki çocukların ve aşırı yaşlıların da oruç tutmaları tehlikelidir.

Sağlıklı Kişiler İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

İftar Yemeğinde Neler Olmalı?
İftar yemeği diğer yemeklerden hem çok daha özenli hem miktar olarak çok daha fazla hazırlanmaktadır. Tüm aile bireyleri ile dostlarının biraraya gelmeleri, uzun süre aç kalmanın doğurduğu psikoloji ile yemeklerin çeşitliliği ve miktarı her zamankinden zengin olur. Börekler, tatlılar, içli pilavlar, kızartmalar, şarküteri ürünleri, turşular, iftar sofralarımızda baş tacı olarak yerlerini alırlar.

Ama uzun süre açlıktan çıkmış bir mideye bir anda yüklenilirse mide-barsak sistemi ve kalp yorulur, tansiyon birden yükselir. İşte bu sebepten dolayı iftar ve sahur yemeklerinde sindirimi kolay, hafif ama vücut metabolizması için yararlı olan besinler tercih edilmelidir.

Oruç Nasıl Açılmalıdır?
Geleneğimizde olan zeytin veya hurma ile oruç açılabilir. Üzerine 1 bardak oda sıcaklığındaki su içilmeli ve biraz dinlenmeye çekilmelidir. Böylelikle midemizin rahat etmesini de sağlayabiliriz. Sonra çok sıcak olmayan katı yağlardan uzak yapılmış bir kase çorba yavaş yavaş içilmeli. Üstüne etli sebze yemeği, yoğurt, salata, zeytinyağlı (gene ılık) sebze yemeği yenmelidir. Tatlılardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, mümkünse tatlıları yemekten 1-2 saat sonra tüketmeli çeşidi de hafif olan sütlü tatlılardan olmalıdır.

Meyve yemekten 2-3 saat sonra ara öğün olarak alınmalıdır. Ara öğün olarak ayrıca değişiklik yapmak gerekirse bitki çayı ile tahıl grubu (galeta, grisini, kurabiye vs.) tüketilmelidir.

Sahur Nasıl Olmalıdır?
Kesinlikle sahura kalkılmalıdır. Çünkü bu hem kan şekerinin aşırı düşmesine engel olmakta hem de metabolizmanın daha iyi çalışmasını sağlamaktadır. Sahurda en uygun mönü bizim için kahvaltılıklardır. Bunlardan şarküteri ürünlerinden kaçınılmalıdır. Nedeni hem susuzluk hissini arttırması hem de yağ oranının yüksek olmasıdır.

Bunların yerine proteinden zengin yumurta, peynir gibi besinler süt ile birlikte tüketilirse daha iyi tokluk sağlar. C Vitaminini de eksik etmemek için söğüş domates, salatalık veya meyve yenmesi gerekir.

Bazı günlerde bu mönüden sıkılanlar için çorba, 1 kase yoğurt ve börek de (fırında yapılmış) yenilebilir. Sahurda tatlı yenilirse susamayı erkene alır.

Su Tüketimi Nasıl Olmalıdır?
Su ihtiyacımız olan günlük 8-10 bardak hakkımızı bu araya sığdırmamız gerekir. Bu çay+su+meyve suyu şeklinde olabilir. Sahurda çok su içme idrar miktarını arttıracağı için şişkinlik ve uykunun kaçmasına neden olur. 


Dyt. Emine SEZEN
DOĞAN SAĞLIK GRUBU
BESLENME ve DİYET UZMANI
 

ERKEKLERDEKİ KADIN HASTALIKLARI

Kemik erimesi, meme kanseri ve meme büyümesi gibi vakalar artık erkekler içinde korkulu rüya haline geldi. Her ne kadar kadınlara özgü hastalıklar olarak bilinseler de aslında erkekleri de  büyük oranda etkiliyorlar. Erkeklerde de kadınların menopoz sonrası kabusu olan osteoporoz (kemik erimesi) ,jinekomasti (kadınsı meme) ve meme kanseri görülüyor.

En çok kadınlarda görülmesine rağmen meme kanserine yakalanan erkeklere de rastlanıyor son yıllarda.. Erkeklerde meme kanseri, hastaların yüzde 80-90’ında ağrısız kitleyle ortaya çıkıyor ve hastalık daha çok elle saptanabiliyor.
Daha çok 60 yaşlarında ortaya çıkan meme kanseri özellikle çok sıcak yerlerde çalışanlarda ve şişman insanlarda ortaya çıkıyor.Radyasyonun;erkek kanserine yol açtığı biliniyor. Elektromanyetik alanlarda çalışan erkeklerde de meme kanserinde artış söz konusu. Bazı ilaçların, kafa travmasının, sigaranın, hızlı kilo alışın ve amfetamin kullanımının; artışta yol oynayacağı söyleniyor ve hiç evlenmeyen, kötü huylu olmayan meme hastalığı bulunanlarda da riskin arttığı belirtiliyor.

PEK ÇOK ERKEK MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINA BAŞVURUYOR
Jinekomasti olarak adlandırılan kadınsı meme sorunuyla karşı karşıya kalan erkekler çareyi meme küçültme ameliyatlarında buluyor. Kadınsı meme rahatsızlığı kişiyi aynı zamanda psikolojik olarak da etkileyeceğinden dolayı plastik cerrahlar tarafından müdahale edilebiliyor.

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ)
Osteoporoz kadınların hayatında menopoz sonrasında önemli bir sağlık sorunu olarak görünse de erkekler için de büyük önem taşıyor. Risk faktörleri benzerlik gösteriyor; düşük enerjili travmayla kırık geçirmek, yaşlılık, aşırı zayıf olmak, erkeklik hormonunda azalma, aşırı alkol alımı ve sigara içmek kalsiyum ve d vitamini eksikliği osteoporoza yakalanma riskini arttırıyor.

Opr. Dr. Ergun ESKİOĞLU
DOĞAN SAĞLIK GRUBU
GENEL CERRAHİ UZMANI
 

SAĞLIKLI OLALIM DERKEN SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN!

Yazın gelmesiyle birçok yaz meyvesi de sofralarımızda yerini aldı. Meyvelerin çeşitli ve lezzetli olması meyve tüketim miktarının artmasına sebep oluyor. Kanser, kalp rahatsızlıkları, sindirim sistemi rahatsızlarının önlenmesinde meyvelerin büyük önemi var. Peki, sağlıklı beslenme adına bol bol tükettiğimiz meyveler ile kaş yapalım derken göz çıkardığımızın ne kadar farkındayız. Bazı üreticilerin meyve ve sebzelerin büyümesini hızlandırmak amacıyla bilinçsizce kullandığı hormon, sağlığımızı nasıl tehdit ediğini biliyor muyuz?
Doğan Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Emine Sezen “Sağlıklı beslenmenin olmasa olmazı ebetteki meyvelerdir. Fakat günümüzde değişen tarım koşullarına bağlı olarak bilinçsizce kullanılan hormonlar insan sağlığını tehdit etmektedir. Hormonlu meyvelerin dış görünüşünden tespit etmek oldukça zor olsa da yine de meyvelerin şekilleri bize bazı ipuçları veriyor. ” dedi.
  Hormonsal katkıların belli seviyelerde kullanıldığı zamanlarda insan sağlığına bir zararı olmadığı ifade eden Sezen, aşırı doz kullanımının insan sağlığını bozduğu vurguluyor. Hormonlu ürünlerden mümkün mertebe kaçınmamız gerekiyor. Dış görünüşlerinden tespiti zor olsa da mesela çekirdeksiz, çok sulu domatesler, süngerimsi olan çekirdeksiz patlıcan ve yine çekirdeksiz kabak, üzüm ve elma gibi görünümü bozuk meyvelerden uzak durmalıyız, diyor.
Diyetisyen Emine Sezen; Günümüzde kanser vakalarında belli bir artış gözlenmektedir. Bu artışın nedenlerine bakıldığında beslenme bozuklukları en baş sırada yer alıyor.. Herkes bilir ki domates güneşi görünce kızarır ama biz güneşe hasret olduğumuz kış günlerinde de domates yiyebiliyoruz. Aslında bir kanser savaşçısı olan domates mevsiminde tüketilmediği zaman tüketicide tam tersi etkiler yapabiliyor. Doğru olan,  meyve ve sebzeleri zamanında tüketmek ve satın alma esnasında bize hormonlu olup olmadığı konusunda ipucu verecek şekli değişikliklerine dikkat etmek gerektiğini söylüyor.    

Dyt. Emine SEZEN
DOĞAN SAĞLIK GRUBU
BESLENME ve DİYET UZMANI
 

HAMİLELİK VE YAZ  

İşte bebeğinizle geçireceğiniz ilk tatiliniz.. Yalnız bu diğer tatillerinizden biraz daha farklı olacak…Hamilelik zor bir dönem. Özellikle yaz aylarına denk geliyorsa.. Sıcağın da etkisiyle ilk başlarda anne adaylarını korkutmaya başlasa da hamilelik aslında yaz aylarında da çok keyifli..
Mayo seçiminiz, güneşte kalma süreniz, beslenmeniz tamamen bebeğinize göre şekillenecek.. Çünkü onunla beraber yüzüp dans edecek, onunla güneşin tadını çıkaracaksınız..
Bazı noktalara dikkat ederek  sıcak günleri bebeğiniz ile sorunsuz geçirebilirsiniz
 * Öncelikle seçtiğiniz tatil yerindeki sağlık kurumlarını ve kapasitelerini mutlaka araştırın.
* Acil durumlarda başvurabileceğiniz telefon numaralarını öğrenin.
* Dışarı çıkarken ince giysiler giyin
* Güneşin dik geldiği saatlerde dışarıya çıkmamaya özen gösterin; dışarı çıkmanız mecburi ise mutlaka yüksek faktörlü güneş kremleri sürüp , şapka takın.
*Beslenmenize de özen gösterin. Düşük kalorili az yağlı yiyecekler tercih edip bol bol mevsim sebze ve meyvelerinden yiyin.
* Günde en az 8-10 bardak su tüketmeye özen gösterin.

HANGİ ANNE ADAYLARI İÇİN TATİL RİSKLİ OLABİLİR
*Düşük yapmış olan
*Rahim ağzı yetmezliği
*Gebelik zehirlenmesi
*Vajinal kanama veya düşük tehdidi
*Hipertansiyon,diyabet,kalp hastalığı ve diğer kronik hastalığı olanlar,
*Kansızlığı olan anne adaylarının özellikle yurt dışı ve uzak yerlere seyahat etmekten kaçınmaları gerekir.
Tatile çıkmadan önce; alınacak en önemli önlem doktorunuz kontrolünde size özel belirlenmiş olan programınızı uygulamak olacaktır.
Bebeğiniz ve size bu ilk tatilinizde bol güneşli günler…!

Opr. Dr.İrem CANSEVER
DOĞAN SAĞLIK GRUBU
KADIN HASTALIKLARI ve DOĞUM UZMAN
 
YAZ ZATÜRRESİNE DİKKAT..! 

Daha çok bir kış hastalığı olarak bilinmesine karsın zatürree yaz aylarında da karsımıza çıkan ve sonu ölümlere kadar uzanan ciddi bir hastalık haline geldi…

NASIL BULAŞIR?

Legionella adı verilen bakteriler daha çok durgun sularda üreyen ve suyun havaya saçılması durumunda solunum yoluyla akciğerlere girerek zatürreeye yol açar.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Legionellalar karsımıza iki tipte çıkıyor:

     * PONTİAC ATEŞİ VE LEJYONER HASTALIĞI…

 Lejyoner hastalığına göre tehlikeli değildir. Ani olarak yüksek ateş, baş ve yaygın kas ağrıları, halsizlik gibi belirtilerle gribal enfeksiyon gibi baslar. Tedavi edilmese bile bir hafta içinde kendiliğinden tamamen düzelmektedir…
    * LEJYONER HASTALIĞI VE BELİRTİLERİ..
Çok ağır ve özellikle vaktinde tanınıp tedavi edilmediğinde ölüm ihtimali yüksek olan bir zatürree türüdür. Hastalık yüksek ateş,üşüme,titreme,kuru öksürük,halsizlik iştahsızlık gibi şikayetlerle baslar. Kanlı balgam, bıçak batar tarzda göğüs ağrıları da görülebilir. Birkaç gün içinde bunlara karın ağrısı,bulantı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları, baş ağrısı halüsinasyonlar,uyuklama,dengesiz hareketler gibi sinir sistemi belirtileri de eklenir.

KORUNMA YOLLARI NELERDİR?                                               
Legionella bakterilerine karsı çok etkili antibiyotikler vardır. Önemli olan erken tanıdır ve bunu takiben doğru tedavinin uygulanması ve tedaviye hemen başlanmasıdır.
 Bakterilerin bulunabileceği ortamların saptanması ve dezenfeksiyonu çok önemlidir. Havalandırma sistemlerinin su bulunan kısımları, su depoları, kapalı alanlardaki havuzlar, duş başlıkları ve bazı tıbbi aletler bulaşıcılık açısından dikkatle kontrol edilmelidir. Acil durumlarda suyun 70 derece üzerinde ısıtılması ve muslukların duş başlıklarının basınçlı sıcak su ile 30 dakika süreyle yıkanması en çok başvurulan yöntemdir.

 Uzm. Dr. Necla Hare El JUNDI
DOĞAN SAĞLIK GRUBU
GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI