dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


Eylül 2009

. Grip Aşıları Bu Yıl Erken Kullanılacak
. Doğan Sağlık Grubu'ndan Yaz Etkinlikleri
. Bir Demet Sağlık
. Ne İlk Ne de Son Olacak Bu; SON – BAHAR

GRİP AŞILARI BU YIL ERKEN KULLANILACAK...

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) üretici firmalardan mevsimle ilgili grip aşılarını piyasaya bir ay erken sürülmesini istedi.(WHO) uzmanları, gribe karşı korunmanın, domuz gribine direnci de güçlendireceğini belirterek gerekçelendirdi.(WHO)verilerine göre, her yıl dünyada 250 ile 500 bin kişi, normal grip nedeniyle ölüyor. Buna rağmen mevsimsel grip önemsenmiyor.”Bu yılki grip aşıları, üç ayrı grip virüsüne karşı koruyor…
Mevsimsel Grip Hastalığının;
Tanısı: Virüslerin neden olduğu, çok yaygın görülen ve bazen tehlikeli olabilen bir solunum enfeksiyonudur.
Belirtileri: Ateş, boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı, baş ağrısı, titreme ve kas ağrısı; çocuklarda mide bulantısı, kusma ve ishal belirtileri gösterebilir.
Koplikasyonlar: Nadir vakalarda, zatürre ve kalp problemleri ve ölüm görülebilir.
Bulaşma: Öksürük ve hapşırık yoluyla bulaşır.
Neden Aşı Olunmalıdır:
Özellikle kış aylarında ve ani hava değişikliklerinde oldukça yaygın olarak görülen, Influenza virüsünün neden olduğu ve bazen tehlikeli olabilen bir solunum yolu enfeksiyonu olan grip nedeniyle her yıl on binlerce kişi hastaneye yatıyor. Çalışanlar, işyerlerine grip mikrobuyla birlikte gidiyorlar ya da işe gidememe nedeniyle ciddi bir iş kaybı oluşuyor.
Grip, ani olarak 39 °C üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kuru öksürük, hapşırma, gözlerin yaşarması ve kanlanması gibi belirtilerle başlıyor.
Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyrederek ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Grip,özellikle çocuklar ve yaşlılarda ikincil enfeksiyonlara zemin hazırlayarak orta kulak iltihabı, zatürre, beyin zarı ve beyin dokusu enfeksiyonları gibi komplikasyonlara da neden olabilmektedir.
En uygun zamanlaması Eylül ayından Mart ayı başına kadarki dönem olan grip asısında, uygulanan doz sayısı ve miktarı yaşa göre değişiyor.
Grip aşısı, 6 – 36 ay arasındaki çocuklara ilk kez yapıldığında en az bir ay ara ile 2 doz şeklinde kas içine uygulanırken daha sonraki yıllarda tek doz yeterlidir.
Gripten korunmanın en iyi yolu her yıl düzenli grip aşısı yaptırmaktır.Yapılan klinik çalışmalarda aşılama sonrası sağlıklı erişkinlerde aşının %70-90 oranında etkili olduğu gösterilmiştir.6 aydan büyük çocuklar ve tüm yetişkinler gripten aşı ile korunabilirler.
Detaylı Bilgi İçin: Doğan Çağrı Merkezi: 444 0 911


 

DOĞAN SAĞLIK GRUBU'NDAN YAZ ETKİNLİKLERİ

Doğan Sağlık Grubu Sosyal Sorumluluk Projeleri kapsamında Dünya Sigarayı bırakma günü ile ilgili çalışmalarına devam ediyor.11.07.2009 Cumartesi günü, İstanbul’un en işlek alış veriş merkezlerinden Armoni Park AVM’de Göğüs Hastalıkları Uzmanımız Uz.Dr.Fatime YAVUZ eşliğinde gerçekleştirilen organizasyonda sigarayı bırakma yöntemleri semineri düzenlenmiş olup, yoğun ilginin olduğu bu çalışmada 100 kişiye Sigarayı bırakma polikliniği için ücretsiz muayene kuponu hediye edilmiştir.


Doğan Sağlık Gurubu doktorlarından Sayın Uz.Dr.Fatime YAVUZ’a ve  Armoni Park AVM yönetimine teşekkürlerimizi sunarız.  



Doğan Sağlık Grubu ve Avrupa Konutları işbirliği ile 13.07.2009 Cumartesi günü  gerçekleştirilen Hepatit B  taramasında 500 kişinin Hepatit B markerlarına bakılmıştır.Yapılan ölçümlerin sonuçları Uzman Doktorlarımız tarafından değerlendirilerek gerekli bilgiler iletilmiştir.Taramaya katılan kişilere hastane genel tanıtım kataloğu, hizmet verdiği branşlara yönelik broşürler ve kurumun iletişim bilgileri verilerek bir sonraki etkinliğimize yönelik öneriler alındı

.



Bu organizasyonda bizi destekleyen Club House Yönetimi ve ekibine, değerli doktorlarımıza teşekkürlerimizi sunarız…



Armoni Park Alışveriş merkezinde  "Doğan Sağlık Grubu  ile Sağlıklı Günler"  devam ediyor. Doğan Sağlık Grubu ve Armoni Park AVM işbirliği ile başlayan seminerlerin ikincisi 04.07.2009 Cumartesi günü Kalp Damar Cerrahi Bölüm Başkanımız Sayın Op.Dr.Mehmet ÜNAL tarafından “Kalbinize Sıcak Basabilir” konulu seminer verilmiştir. İlginin yoğun olduğu seminerde tüm katılımcıların ücretsiz olarak tansiyon ölçümleri yapılmıştır. Panelde halkın dorumuza soru sorarak rahatsızlıklarına yön verilmeye çalışılmıştır.



Ayrıca Sayın Op.Dr.Mehmet Ünal’a desteği için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 



Doğan Sağlık Grubu ve L.C.Waikiki işbirliği ile çalışanlarının göz sağlığını koruyor.08-12.06.2009 tarihi itibariyle bölgemizdeki şirketlerin çalışan sağlığına yönelik ön muayene tetkiklerinin yapılması konusunda Uzm.Dr.Eda BİRGÜL ve ekibimizin desteği ile etkinliklerimiz devam etmektedir.
L.C. Waikiki insan kaynakları ekibine teşekkürlerimizi sunarız.

Doğan Sağlık Grubu ve Haramidere Carrefoursa alışveriş merkezinde  Göz Sağlığı ile ilgili çalışmalarına devam ediyor.20-21.06.2009 Cumartesi ve Pazar günleri gerçekleştirilen göz taramasında 600 kişinin, göz tansiyonu ve göz kırma kusurları taraması yapılırken, katılımcılara göz sağlığı ve kusurları hakkında bilgilendirilmiştir.
Desteklerinden dolayı Carrefoursa yönetimine ve ekibine teşekkürlerimizi sunuyoruz.


 
BİR DEMET SAĞLIK
Sağlık, insanın en önemli sorunudur. Yaşamak, öğrenmek, iş yapabilmek için sağlıklı olmak gerekir. Sağlığı bozuk olan, hasta olan kişi görevlerini tam olarak yapamaz. Bunun sonucu olarak da, kendine, ailesine, çevresine, topluma yararlı olamaz.

Sağlıklı kişi mutlu, canlı, hareketli olur. insanların sağlık kurallarını öğrenmesi ve sağlıklı yaşama bilincine kavuşması için; Eylül 3-9  tarihleri arasında Halk Sağlık Haftası olarak kabul edilmiştir. Her yıl Halk Sağlık Haftası Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerde aynı zamanda değerlendirilir. Halk Sağlık Haftası’nın amacı, sağlık bilgisinin ve yardımının geniş halk kitlelerine ulaşmasıdır. Hafta boyunca insan sağlığı konusunda radyolarda konuşmalar yapılır. Televizyonda sağlıkla ilgili programlar sunulur. Gazete ve dergilerde insan sağlığı ile ilgili yazılar yayınlanır.

Bu hafta içinde okullarımızda beden sağlığı, beslenme konusunda bilgiler verilir. Sağlığın önemi anlatılır. Sağlıklı olmanın kuralları öğretilir. Birleşmiş Milletler Örgütü, her yıl bir sağlık konusu seçer. O yıl üye ülkelerde konu üzerinde durulur. Seçilen konu bir hastalık ise bu hastalığın tanımı, belirtileri, iyileştirme yöntemleri anlatılır.

İnsanlar çok eski çağlardan beri sağlığın önemini kavramışlardır. İlk çağlarda insan sağlığının bozulması, doğa dışı güçlerin etkisine bağlanıyordu. Hastalığın iyileştirilmesi için büyücüye başvuruyorlardı. Uygarlığın gelişmesi ile tıp bilimi ilerledi. Hastalıkların nedenleri bulundu, iyileşme yöntemleri gelişti. Bugün büyücülük ilkel toplumlarda kalmıştır. Tıp bilimi her gün yeni buluşlarla insanlığa büyük yararlar sağlıyor.

Tıp bilimi yalnız hastalıklarla, hasta olan insanlarla ilgilenmez, insan sağlığının sürekliliği, insanların hasta olmadan yaşamlarını sürdürmeleri için araştırmalar yapar. Yeni yöntemler geliştirir.

İnsanların sağlıklı yaşamaları için şu konulara dikkat etmeleri gerekir:

1. Sağlıklı olmak için temizliğe önem vermeliyiz.

Temizlik sağlığımız açısından çok önemlidir. Bedenimizin temizliği, kullandığımız eşyaların temizliği yaşadığımız yerin temizliği gibi ayrıntılarla bir bütün oluşturur.

2. Sağlığı bozan etkenlerden sakınmalıyız.

Yanlış beslenme, gerekli besinleri almama gibi durumlar, beslenme bozukluğu sonucunu yaratır, bu da sağlığımızı bozar.
Alkollü içki, uyuşturucu madde kullanmaktan uzak durmak.
Zehirli böcek ve bazı hayvanların sokması, ısırması zehirlenmemize neden olur.
Sağlığın en büyük düşmanı mikroplardır. Çeşitli hayvanlarla, yiyecek ve içeceklerle, solunum yolu ile geçen mikroplara karşı uyanık olmalıyız.

3. Çevre Temizliğine Karşı Duyarlı Olmalıyız

Kişiler kendi sağlıklarını korumada dikkatli oldukları gibi çevre sağlığını korumada da dikkatli olmalıdırlar. Bunun için çevremizi temiz tutmalıyız.
Çevre sağlığını, çevre temizliğini korumak her yurttaşın önemli görevlerinden biridir.

Halk Sağlığı çalışmaları;
Hem yaşam kalitesini yükseltmek hem de hastalıkları oluşmadan önce önlemek için halk sağlığına yönelik çalışmalar artarak sürdürülmektedir. 20-30 yıl öncesine kadar halk sağlığı çalışmalarını daha çok kolera, tifo gibi salgın hastalıklara karşı korumada alınması gereken önlemler oluştururken,günümüzde daha çok AIDS, kanser gibi tedavi süreci uzun hastalıklar halk sağlığını tehdit eden sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Koruyucu hekimlik çalışmalarını yaygınlaştırmak, toplum bilincini yükselterek hastalık meydana gelmeden önlemek ve hayat standartını yükseltmek halk sağlığı çalışmalarının ana amaçlarıdır.

                  Doğan Sağlık Grubu olarak; Halkımıza,Sağlıklı Haftalar diliyoruz…

 
Ne İlk Ne de Son Olacak Bu; SON – BAHAR…

Bu yıl ki; Grip Aşınızı oldunuz mu???
Sonbahar sizde neyi ifade ediyor bilmiyoruz ama aklımıza; günlerin kısalması, yaprakların dökülmesi, havaların  serinlemesi ve yoğunlaşan iş hayatı, biten aşklar, hüzün ya da karamsarlık gibi birkaç örnek geldi. Ama sağlığımız da sonbaharla birlikte değişime ayak uydurmuyor mu ?
Mevsimlerin değişikliğine bağlı olarak aslında fizyolojik olarak da bazı değişiklikler yaşamaktayız. Bazen hastalık bazen de depresyon olarak adlandırdığımız bu değişiklikler çoğu zaman yaptığımız rutin işlerimizi bile olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu belirtiler bazen yataktan kalkmak istememe şeklinde ortaya çıkarken bazen de çoğu şeyden keyif alamama şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler bazen havanın getirdiği psikoloji ile bazen de  mevsim değişikliği ile birlikte metabolizmamızda gerçekleşmektedir.
Aslında fiziksel koşullara bağlı olarak vücudumuzda gerçekleşen değişiklikler sağlıklı olmanın da göstergesi olarak ifade edilmekte. Yeni ortama uyum sağlamaya çalışan vücudumuz buna uyum sağlama sürecinde bazen psikolojik, bazen alerjik bazen de yeme alışkanlığındaki değişim ile kendini göstermektedir.

Psikolojik olarak….

Sonbaharla birlikte bazılarımız kendini yorgun, bitkin, keyifsiz ve enerjisi tükenmiş hissedebilir. Bu ve benzeri şikayetler beraberinde rutin olarak yaptığımız pek çok işi zorla yapma ya da yapamamaya neden olabilir.
Örneğin; işe gitmek, okula gitmek ya da yemek yapmak zor gelebilir. Bu durumun özellikle sonbahar aylarında görülmesinin en önemli sebebi insanların tatilin sona ermesiyle birlikte yoğun iş temposun ayak uydurmak zorunda kalmalarıdır.

Aslında yaşanılan bu belirtiler mevsimsel değişiklikle birlikte vücudun yeni ortama adaptasyonu sırasında yaşanabilecek normal bir süreçtir. Bunu vücudun uyum süreci olarak nitelendirebiliriz. Kısacası bu durum sağlılığın bir göstergesidir.

Vücudumuzu biyolojik bir makine olarak nitelendirirsek; bu makinenin ayarı da proteinler, vitaminler, mineraller, hormonlar, Güneş ışınları ve uyku ile gerçekleşmektedir.  Bu ayarı sağlayan unsurlardan bir tanesindeki değişim vücudumuzda doğal olarak bir takım değişikliklere de yol açacaktır. Burada önemli olan bu sürecin kısa sürmesi -2 haftayı geçmemesi- ve rutin işlerimizi aksatmamasıdır.

İster sonbahar ister yaz olsun her mevsimin kendine has güzelliklerinin olduğundan hareketle bunları keşfetmek ve yaşamak gerekir.