dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


Kasım 2007

. Kalp ve Damar Hastalıkları
. Sıcak Tutan Yiyecekler


Kalp ve Damar Hastalıkları

KALBİNİZİN SESİNİ EN SON NE ZAMAN DİNLEDİNİZ..!!

Özellikle son yıllardaki istikrarsız ekonomi,yaşam koşullarını herkes için zorlaştırmış,  zamansızlık ve popüler kültürün de etkisi ile değişen beslenme alışkanlıklarından dolayı kalp ve damar hastalıklarında tanıların önceden koyulması, risk faktörlerinin kişiye özel olarak belirlenmesi hayat kurtarıcı bir nitelik taşır. Dolayısı ile kalbinizin ve vücudunuzun sesini dinlemeniz, düzenli kontroller yaptırmanız bu konuda hayati ve ekonomik bir çözümdür.
KALP ve DAMAR HASTALIKLARI
Kanserden sonra kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada ölüme en çok sebebiyet veren hastalıklardan biridir. Türk Kardiyoloji Vakfı tarafından verilen bilgiler doğrultusunda, ülkemizde yaklaşık olarak 2 milyon koroner kalp hastası bulunmakta ve her yıl 160 bin kişi bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirmektedir. Gerekli önlemler alınmadığı taktirde mevcut sayının önümüzdeki 10 yıl içinde 300 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.
KALP ve DAMAR HASTALIKLARI NEDİR?
Organlarımızın sağlıklı şekilde çalışabilmeleri ve korunabilmeleri için kana ihtiyacı vardır. Kanı organlarımıza taşıyan damarlar ise atardamarlarımız olup atardamarlara kanın pompalanmasını sağlayan kalbimizdir. Kalbin kendisini besleyen damarlara ise “koroner damar” adı verilmektedir. Koroner damarlarda oluşabilecek hastalıklar doğrudan kalbin çalışmasını ve verimini etkilediği için koroner damarlar insan hayatı için son derece önemlidir.
Koroner damarlardaki en önemli rahatsızlıkların başında halk arasında damar sertliği olarak bilinen “ateroskleroz” gelmektedir. Bu hastalıkta, koroner damarlarda, bir takım maddeler birikerek damarlarda tıkanıklıklara neden olmakta(kolestrol gibi..),belirtilen tıkanıklılar sonucu, koroner kalp hastalığı oluşmaktadır. Bu hastalıktan dolayı kalbin kasılmasında ve ritminde birtakım bozukluklar meydana gelmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ölüm nedenlerinin başında “koroner arter hastalığı” gösterilir.
KALP ve DAMAR HASTALIKLARINDAKİ RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

  1. Sigara içmek(Kalp hastalıklarından tüm ölümlerin yaklaşık %30’undan sigara sorumludur)
  2. Hareketsizlik
  3. Stres
  4. Depresyon
  5. Şeker hastalığı
  6. Kalıtımsal
  7. Yaş(erkeklerde 45 yaş üstü,bayanlarda 55 yaş üstü)
  8. Cinsiyet(erkeklerde daha sık olarak görülmektedir)
  9. Kilo(Beden kitle endeksinin 25’in üzerinde olması)
  10. Kolesterol
    • (İyi kolesterolün 40 mg/dl’den  düşük olması)
    • (Kötü kolesterolün 130mg/dl’den yüksek olması)

KALP ve DAMAR HASTALIKLARINDAKİ BELİRTİLER NELERDİR?

  1. Göğüste ağrı(Göğsün orta kısmında sıkıştırıcı ve yanma tarzında; çene, omuz veya kol gibi bölgelere yayılan bir ağrı)
  2. Çarpıntı(Kalpte çarpıntı, kalp atışlarında hızlanma ve düzensizlik)
  3. Nefes darlığı(Nefes alıp verirken sıkıntı çekmek ve nefes alamama hissi)
  4. Güçsüzlük(Baygınlık hissi ve çabuk yorulma)
  5. Bulantı(Titreme,terleme ve nabızda zayıflama)
  6. Ayaklarda şişme(Bacak ve ayak üzerine parmak basılınca çökme yapan şişlikler)
  7. Bayılma(Öksürük,ses kısıklığı,dudak ve parmaklarda morarma)

 KALP ve DAMAR HASTALIKLARINDA ÖNLEM
 Kalp hastalıkları riskinin taşınıp taşınmadığının anlaşılması çok önemlidir.
 Öncelikli olarak risk faktörleri belirlenmelidir.
 40 yaşından büyük olmak;
 yüksek tansiyon,
 şişmanlık,
 sigara içmek,
 ailede kalp hastası bireylerin bulunması;
 şeker hastalığı,
 yüksek kolesterol ve koruyucu kolesterol seviyesinin düşük olması.
 Risk faktörlerinden en az 2 veya daha fazlasına sahip olmak, hastalığa yakalanma riskinin yüksek olması demektir. Bu konuda risk taşımayan erkeklerin 40 yaşından sonra, kadınların ise menopozdan sonra   mutlaka bir kardiyolog tarafından muayene edilmesi ve gerekli tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Ancak hızlandırıcı risk faktörü bulunan kişilerin yani; sigara içenlerin, şeker hastası olanların, yüksek tansiyonu olanların ve ailesinde kalp krizi hikâyesi bulunanların belirtilen yaşı beklemeden belli aralıklarla doktora muayene olmaları ve gerekli tetkikleri yaptırmaları gerekmektedir. Ayrıca, hiçbir şikâyet olmasa da kan şekeri, kanın kolesterol ve trigliserid düzeyi belli aralıklarla kontrol ettirilmelidir.

 
 
Sıcak Tutan Yiyecekler

İnsanlarda vücut  sıcaklığı dış sıcaklığa aksi olarak değişmektedir. Dış sıcaklık ne kadar azalırsa bedende oksidonyonlar o kadar hızlanır. Bunun neticesi olarak ısı oluşumu o kadar artar.Yalnız soğukta karaciğerde  oksidonyonlar artar ve sıcaklık birkaç derece yükselir.Soğuk havalarda sıcak şeyler içmek ve iyi giyinmek suretiyle fiziksel olarak ısı kaybını önleyebiliriz.
Doğan Sağlık Grubu Diyetisyeni Emine Sezen; “Yağlar en fazla enerji veren besin öğesidir. Eşit miktarlardaki karbonhidrat ve proteinlerin iki katından fazla enerji verir. Böylece vücut en ekonomik şekilde enerji gereksinimini yağlardan karşılayabilir. Devamlı yağ tabakası ise vücut ısısının kaybını önler.Karbonhidrat ise karaciğerde glikojen olarak depolanır.İhtiyaç duyulduğu anda glikoz formuna dönecek enerji ihtiyacımız karşılanır.Tüm bu bilgiler ışığında kişi duyarlı beslenmeli,tüm besin gruplarından almalı,enerji versin diye tek tip beslenme yapmamalıdır.” dedi.
Bu bölümden soğuk iklimlerde fazla yağ alınması fizyolojik bir ihtiyaca cevaptır. Bunun yanı sıra karbonhidratlarda enerji veren kaynaklardandır. Bütün bu nedenle kişiler ihtiyacı olan kaloriyi yalnız yağ veya yalnız karbonhidrat tüketerek değil dengeli bir şekilde yani;
Günlük kalori ihtiyacının               -   

  1. % 50-60 karbonhidrat
  2. % 15-20 prot
  3. % 25-30 yağdan

gelecek şekilde beslenmesi en doğru yoldur. Bunları temin ederken de tüm besin gruplarını gün içinde mutlaka tüketmek gerekmektedir.
Bunlar;

  1. Süt veya yoğurt
  2. Et grubu ( et, yumurta, peynir)
  3. Ekmek grubu ( çorba, makarna, pilav, kuru baklagiller)
  4. Sebze grubu.
  5. Meyve grubu.
  6. Yağ grubu.
  7. Şeker grubu olarak 7 grubun hepsinden almak gereklidir.

Eğer kişi dengesiz beslenirse vücut direnci düşecek ve enfeksiyonlara  yakalanma riski artacaktır. Enfeksiyonlar vücut doku ve sıvılardaki C vitamini miktarını azaltmaktadır. Yeşil sebzeler, turunçgiller, çilek, domates, kuşburnu, C vitamini açısından zengindir. Yine maydanoz  C vitamini a.ısından çok zengin olmakla birlikte çok az tüketildiği için  günlük diyete fazla bir katkısı olmaz. Bunun yanında doğru yöntemle pişirilmiş patates, her mevsim, her yerde bulunduğu ve fazla miktarda kullanıldığı için C vitamini ihtiyacınızı meyve suyu yerine meyvenin kendisini posası ile birlikte almak daha yararlıdır.

ÖRNEK MENÜ

Sabah
  • Ihlamur
  • Peynir
  • Pekmez+zeytinyağı+domates+salatalık
  • Ekmek
Ara öğün
  • Ilık süt
Öğle
  • Et yemeği
  • Yoğurt
  • Ekmek
İkindi
  • Bir porsiyon hamur tatlısı
  • Yoğurt
  • Ekmek
Akşam
  • Çorba
  • Sebze yemeği
  • Ekmek
Yatmadan önce
  • Süt
  • Meyve