dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
 

 
     
 
Doğan e-bülten  
 
 Geçmiş Bültenleri okumak için ilgili ay üzerine tıklayın.
 
2010 Yılı Bültenleri
   
2009 Yılı Bültenleri
2008 Yılı Bültenleri
2007 Yılı Bültenleri


Aralık 2008

. Yaz Bitti, Kışlık Bakım Lazım
. Opr. Dr. Mehmet Ünal Sizler İçin Anlatıyor...
. Karpal Tünel Sendromu

YAZ BİTTİ, KIŞLIK BAKIM LAZIM

Daha güzel görünmek ve kendimizi daha mutlu hissetmek için yaptığımız kişisel bakım yöntemleri, yaz ve kış dönemlerinde mevsimsel olarak farklılık gösterir. Yazın, güneş ışınlarına önlem olarak aldığımız güneş gözlükleri -kesinlikle koruma faktörlü ve gözlerimize zarar vermeyecek kalitede olmalı-, yine güneş uv ışığının cildimize zarar vermemesi için aldığımız koruma faktörlü güneş kremleri, güneşe maruz kalma sonrasında kullandığımız nemlendirici kremler, yine güneş ışığından ve deniz suyundan yıpranan saçlarımıza uyguladığımız bakım yöntemleri vb. yazlık bakım olarak adlandırılır.

Aralık ayının gelmesi ile birlikte, kışlık bakım yöntemlerine yoğunlaşmak doğru olacaktır. Kış aylarında dikkat edilmesi gereken başlıca unsur cildimizdir. Güneş ışığına ve ısıya alışan cilt, soğuyan hava ile kuruyacaktır. Genel olarak izlenen yol, cildinize uygun bir nemlendirici krem ile kuruluğa, geçici bir süre engel olabilirsiniz. Ancak cilt kuruluğuna karşı kişisel bakım yöntemlerini bu konunun uzmanları ile görüşerek daha sağlıklı önlemler almanız tavsiye edilir.

Soğuyan havanın bir diğer etkiside saçlarımıza olucaktır. Saçlarımız iyice kurumadan soğuk havaya çıkıldığında, migren ve soğuk algınlığı gibi hastalıkların temelini hazırlıyor olabiliriz. Ayrıca , kayak tutkunları için bir diğer önerimiz ise yansıyan güneş ışınlarından korunmak için koruyucu faktör içeren güneş kremlerini kullanmalarıdır. Göz kenarları ve dudaklar yüz bölgesinde, kış aylarında en dikkatli olunması gereken bölgelerdir. Göz kenarlarındaki cilt kalınlığı hassas ve ince olduğu için soğuk havalarda cilde uygun kremlerin uygulanması önerilir. Dudakları ise kesinlikle dilimizle ıslatmamalıyız. Islak olan dudak, soğuğun etkisiyle kurur, gerilir ve çatlak oluşumuna yol açar. Boğaz çevresi, vücutta ter bezlerinin en az bulunduğu bölgelerdendir. Soğuğa çıkmadan önce uygun giyim ile bu bölgenin korunmasına dikkat edilmelidir. Soğuk algınlığına önlem almak için ise doktorunuzla konuşarak gerekli ilaçları temin etmelisiniz.

Kış aylarında beslenme şeklimize de dikkat etmekte fayda var. Soğuk ve karanlık havanın ruh halimize etkileride düşünülecek olursa, dengesiz beslenme alışkanlığından uzak durulmalıdır. Kışlık bakımımızı ne kadar düzenli ve bilinçli yaparsak, yaz aylarına da okadar sağlıklı gireceğimizi unutmayalım.


 
 

KARDİYOVASKÜLER CERRAHİNİN BAŞARI SIRRINI BÖLÜM BAŞKANI VE KURUCUSU OPR.DR. MEHMET ÜNAL SİZLER İÇİN ANLATIYOR...

Doğan Sağlık Grubu Kardiyovasküler Cerrahi Bölümü, Opr. Dr. Mehmet ÜNAL önderliğinde 2003 yılında, bu çatı altında kuruldu. Sayın Ünal; Kardiyovasküler Cerrahi Bölümün'de geçtiğimiz hafta 1000. By pass ameliyatını başarıyla gerçekleştirmenin sırrını, bölümün hedeflerini ve bunca başarılı ameliyatın tıp adına kendisine getirilerini bu röportajımızda sizlerle paylaşıyor.

-Biliyoruz ki Doğan Sağlık Grubun’ da Kardiyovasküler Cerrahi bölümü bundan beş yıl önce, sizin önderliğinizde kuruldu. Kardiyovasküler Cerrahi bölümünün, Doğan Sağlık Grubu çatısı altında kurulmasının gerekliliklerinden biraz bahseder misiniz?

Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi kurulduğu hastaneye işlerlik ve prestij kazandıran bir branştır. Aynı zamanda hasta sirkilasyonunu ve hastane gelişimini de arttırır. Hitap ettiği hasta grubunun özellikleri dolayısıyla diğer branşlara da hasta katkısı sağlayabilir. Böylece; Doğan Sağlık Grubu da büyük hedefler doğrultusunda bu alana yönelmiştir.

-Doğan Sağlık Grubu’nda gerçekleştirilen 5.000'i aşkın anjiyografi işlemi ve 1000 by-pass ameliyatının başarısını neye bağlıyorsunuz?

İyi bir ekip çalışmasına ve düzgün yönetim anlayışına bağlıyorum.

-1000 by-pass ameliyatından bahsediyoruz. Herbiri farklı 1000 müdahale...Peki bu ameliyatların tıp adına size kattığı neler oldu?

Her hasta birbirinden farklı özellikler arz eder. Her hastanın tedavisi de bilgi dağarcığıma yeni bilgiler kattı. Bu kadar çok operasyon ;Cerrahi tecrübeme yeni tecrübeler kattı.

-Ameliyat sırasında kullandığınız ameliyat önlüğü, bandana veya bisturi gibi size uğur getirdiğine inandığınız bir nesne var mıdır?

Batıl inancım yoktur. Ama her ameliyata besmele ile başlarım.

-Farz edelim ki, ameliyatımız çok güzel geçti. Peki ya sonrası ? Yoğunbakım, servis hizmetleri süreçleri hastanızı sağlığına kavuşmuş bir şekilde taburcu etmek için ne kadar önemli? Bunun için Doğan Sağlık Grubun’ da neler yapılıyor?

Ameliyat yoğun bakım- servis hepsi bir zincirin halkaları gibidir. Ameliyattan çıkan hastanın taburcu edilene kadar olan tedavi süreci  KVC  'ye ayrılmış ayrı bir katta yapılmaktadır. Doğan Sağlık Grubundaki bu işleyiş bölümlere özel hizmet anlayışı ile devam etmektedir.

-Sizce bunca hasta, açık kalp ameliyatı gibi böylesine önemli bir ameliyatta neden Doğan Sağlık Grubu’ nu ve sizi tercih etti? 

Çünkü işimizi iyi yapıyoruz . Ameliyat olmak güven ister. Bu güven başarılı geçen ameliyatlar ile oluştu. Ve bu başarı bizim referansımız oldu. Böyle bir referansta bizi tercih edilebilir hale getirdi.

-Doğan Sağlık Grubundaki Kardiyovasküler Cerrahi bölümünün, geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gelecek bizim performansımıza bağlı olduğu kadar ülkeninde ekonomik durmunu ve hükümetin sağlık politikasına da bağlı olarak şekillenecektir. Özel sağlık kuruluşlarının SGK sistemi içinde kalıp kalmaması netleşmeden sadece Doğan Sağlık Grubu  değil tüm özel hastanelerdeki KVC departmanlarının geleceğini bilemeyiz.
Ancak hükümet politikaları bu şekilde ilerlerse daha birçok başarılı 1000'lerce by pass ameliyatlarına imza atacağımıza eminim.

 

Bu önemli bilgileri bizlerle paylaştığı için; Opr. Dr. Mehmet ÜNAL'a teşekkür ederek,

Doğan Sağlık Grubu adına 2009 'un sağlıklı bir yıl olmasını dileriz...

 
 

KARPAL TÜNEL SENDROMU

Günlük hayatımızda hemen hemen tüm işlerimizi ellerimizi kullanarak yaparız. Bazen elimizde oluşan küçük bir yara bile birçok işimizin aksamasına neden olur. Genellikle iş gücü ellere yoğunlaşılacak gibi ise bu daha büyük sıkıntılara da yol açabilir.

Karpal Tünel Sendorumu bu sıkıntıların başında yer alır. Önlem alınmazsa ciddi sorunlar oluşturabilir. Özellikle bayanlarda, hamur yoğurmak, elde çamaşır yıkamak, örgü örmek, el işi yapmak...vb., erkeklerde sürekli klavye kullanımı ve el bileğini kullanarak yapılan hareketli işlerde uyuşukluğun meydana gelmesi yüksek ihtimaldir.

Karpal tünel sendromu, el bileğinden geçerek parmaklara doğru giden sinirin el bileği hizasında sıkışması sonucu parmaklarda ortaya çıkan uyuşukluk, ağrı ve güçsüzlük ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır.

Erken dönemde tedavi edildiğinde başarılı sonuçlar alınabilir. Ancak tedavi edilmez ise ileri dönemlerde eldeki kasların erimesi ile sonuçlanıp sakatlıklara neden olabilir. Tedavi çoğunlukla ameliyattır.
 

 Ortalama, 40-50 yaş arası bayanlarda, daha sık görülebilir. Gerek iş icabı, gerekse hobi olarak el bileği ile tekrarlayan işlerle meşgul olanlar bu sendroma yakalanabilirler. Erkeklerde ise marangozlar, kasaplar, şöforler el ve parmak uyuşukluklarına maruz kaldıkları zaman önlem almak adına doktorlara başvurmalıdırlar. Karpal tünel sendromu, her insanın yakalanabileceği bir sendromu olup, insanlar arasında fazla yaygın olarak bilinmeyen bir sendrom'dur.

Bilinçli bireyler olarak, hissettiğimiz ağrıları doktorumuza danışırsak, varsa hastalığımızın tanısını zamanından önce öğrenmiş ve tedavi sürecine başlamış oluruz.