dogan hastanesi logo
Site Haritası
 
   
 



 
     
Haberlerimiz HABER LİSTESİNE DÖN

Obtrüktif Uyku Apne Sendromu

OBTRÜKTİF UYKU APNE SENDROMU

 

            Uyku apne sendromu uyku sırasında üst hava yolunun tekrarlayan tıkanmaları, bu tıkanmış hava yoluna karşı arttırılan solunum çabası ve sık sık uyku bölünmeleri ile karakterize bir tablodur.

Genel toplumda % 2-4 sıklıkta görülmektedir. Bu hastalığın en sık başvuru bulguları gündüz aşırı uykululuk hali ve şiddetli horlamadır. Hastalığın tanısı polisomnografi ile konulmaktadır.

            Hipertansiyon, şişmanlık, koroner damar hastalıkları, inme, kalp yetmezliği gibi hastalıklar bu hastalıkla sıklıkla beraberdir. Ayrıca uyku apne sendromunun hipertansiyonun tanımlanabilir nedeni olduğu son yıllarda yapılan çalışmalarla kesin olarak kabul edilmiştir.

 

Bulgular:

En sık semptom horlama, gündüz aşırı uykululuk hali ve tanıklı solunum durması (apne) dır.

Erkeklerde % 35-45, kadınlarda % 15-28 oranında horlama bildirilmiştir. Horlaması olan erkek hastalarda 10 yıl içinde uyku apne sendromu gelişme riski yüksektir.

Gündüz aşırı uykululuk hastalığın bir diğer bulgusudur. Araba kullanırken, yolculukta, öğleden sonra istirahat sırasında, televizyon izlerken daha ciddi durumlarda sohbet esnasında uyuma görülebilmektedir.

Diğer bulgular eşinin gözlemlediği uykuda solunum durması (tanıklı apne), gece sık uyanma, unutkanlık, gece terlemesi, gece sık idrara çıkma, libido azalması ve impotans, kişilik değişiklikleri, sabah başağrısı ve aşırı yorgunluktur.

 

Uyku apne sendromu eğilimini arttıran durumlar

  1. Yaş: Çocukluk çağında çene anomalileri veya bademciklerin büyüklüğüne bağlı, 45-65 yaşlarında üst solunum yolu kas tonusunun azalmasına bağlı sık görülür.
  2. Cinsiyet: Erkek/ kadın: 2,5/1 dir. Kadınlarda hastalık sıklığı menapozdan sonra artmaktadır. Erkek seks hormonları hastalığa eğilimi arttırmaktadır. Ayrıca erkeklerde üst solunum yolu direnci daha fazladır.
  3. Genetik: Aynı aileden olgular olması genetik faktörlerin rolünü düşündürmektedir.
  4. Obezite: Şimanlıkta hava yolu çevresinde yağ birikimi ve kasların etkinliğinde azalma üst hava yolunun kapanma eğilimini arttırmaktadır. Şişman hastalar daha büyük dile ve daha dar üst hava yolu geçişine sahiptir.
  5. Sigara, alkol, ilaç kullanımı: Alkol ve diazem türü sakinleştirici ilaçlar üst hava yolunu gevşeterek horlamayı ve solunum durmasını arttırır.
  6. Özel anatomik bozukluklar: Bademciklerde büyüme, çene anormallikleri, küçük çene, çenenin geride olması, burunda deviasyon, üst solunum yolu kaslarında ödem gibi hastalıklar uyku apnesine eğilimi arttırır.
  7. Boyun çapı: Erkeklerde 43 cm, kadınlarda 38 cm üzerinde boyun çapı uyku apne için önemli bir risk faktörüdür.
  8. Burunda tıkanıklık: Uyku apne hastalarında burun tıkanıklığı artmıştır.
  9. Hava yolu çapı ve şekli: Uyku apnesi olan hastalarda üst hava yolu ön arka çapı artmıştır. Havayolunun bu şekli üst solunum  yolu kas aktivitesini olumsuz etkilemektedir.

Bu faktörlerin hepsinin üst hava yolu obstrüksiyonuna katkısı olmakla birlikte hastalığın tek bir mekanizma ile açıklanması zordur. Kimi zaman tipik uyku apne sendromu görünümü taşımayan , şişman olmayan, baş ve yüz anatomik yapısı normal olan kadın hastalarda uykusuzluk yakınması ile hekime başvurduğunda uyku apne sendromu tanısı alabilmektedir.

 

Tanı:

Tanıda kullanılan altın standard yöntem polisomnografidir.

Polisomnografi birçok fizyolojik parametrenin gece uykusu sırasında kaydedilmesi, analizi ve yorumlanması işlemidir.

Önerilen parametreler elektroensefalografi (EEG), elektrookülografi (Göz hareketleri kaydı), çene elektromiyografisi (çene EMG' si), bacak elektromiyografisi (bacak EMG), hava yolu parametreleri  (ağız- burun hava akımı, göğüs ve karın solunum hareketleri), solunum çabası paremetreleri, oksijen satürasyonu, vücut pozisyonu, horlama, gece boyu video monitorizasyondur.

Anormal solunum olayı indeksi (apne- hipopne- solunum olayı ile ilişkili uyanma reaksiyonu) 5/ saat üzeri değerler uyku apne için sınır kabul edilmiştir.

 

Tedavi: İlk aşamada geri dönüşümlü nedenler araştırılmalıdır. Örneğin bademcik büyüklüğü, anatomik bozukluklar uyku apneye neden olabilir. Hava yolu açıklığını sağlamak için yapılan  operasyonlar uygulanabilir.  Hastaların kilo vermesi, alkol almaması önerilir. Uyku apne sendromunda en çok kullanılan tedavi yöntemi devamlı pozitif hava yolu basıncı (CPAP) uygulanmasıdır. CPAP  sürekli pozitif basınçlı hava verilerek üst solunum yolu tıkanıklığının engellenmesi esasına dayanan oldukça etkili bir tedavi yöntemidir.

Tarih : 02.02.2010 HABER LİSTESİNE DÖN